ABD'de federal bir temyiz mahkemesi, Trump yönetiminin belgesiz göçmenlere yönelik hızlı sınırdışı uygulamalarını ülke genelinde başlatmasına izin veren kritik bir karara imza attı. Salı günü açıklanan karar, daha önce yalnızca Meksika sınırından yeni geçen kişilere uygulanan hızlandırılmış sınırdışı prosedürünün, Amerika Birleşik Devletleri'nin her yerinde ikamet eden belgesiz göçmenler için de kullanılmasının önünü açıyor. Mahkeme, göçmen hakları gruplarının itirazlarını reddederek yönetimin politikasının yasal olduğuna hükmetti.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, göçmenlik yasalarını sıkılaştırma çabaları kapsamında, 2020 yılında hızlı sınırdışı yetkisini ülke geneline yaygınlaştırmıştı. Ancak bu karar, sivil toplum örgütleri tarafından derhal mahkemeye taşınmış ve alt mahkeme, yönetimin yetkisini aştığı gerekçesiyle uygulamayı durdurmuştu. Temyiz mahkemesinin son kararı, bu engeli kaldırarak yönetime, ülke çapında belgesiz göçmenleri, yasal süreçlerden geçirmeden sınırdışı etme imkanı tanıyor. Karar, özellikle Kaliforniya, New York gibi göçmen nüfusunun yoğun olduğu eyaletlerde büyük yankı uyandırdı. Göçmen hakları savunucuları, kararın insan hakları ihlallerine yol açacağını ve ailelerin ayrılmasına neden olacağını belirtiyor.
Mahkeme kararı, üç yargıçtan oluşan bir panel tarafından alındı. Çoğunluk görüşünde, Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası'nın (INA) hükümete, belgesiz göçmenleri sınır dışı etmede geniş takdir yetkisi verdiği ifade edildi. Karşı oy kullanan yargıç ise, böyle bir uygulamanın yasal süreç hakkını ihlal ettiğini savundu. Trump yönetimi kararı memnuniyetle karşılarken, Demokrat Parti liderleri kararı kınadı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, sadece ABD iç politika tartışmalarını değil, aynı zamanda uluslararası göç politikalarını da etkileme potansiyeline sahip. ABD, tarihsel olarak göçmen alan bir ülke olarak bilinirken, Trump döneminde uygulanan sert göç politikaları, diğer ülkeler tarafından da yakından izleniyor. Özellikle Orta Amerika ülkelerinden gelen göçmenler için ABD'ye erişim daha da zorlaşabilir. Benzer politikalar, Avrupa Birliği'nde de tartışılmakta; bazı AB üyesi ülkeler, düzensiz göçle mücadele adı altında hızlı sınırdışı uygulamalarını gündeme getiriyor. Bu karar, uluslararası göç hukuku açısından da emsal teşkil edebilir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, kararı eleştirerek, mülteci haklarının korunması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu karar, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, küresel göç politikaları bağlamında önemli bir gelişmedir. Türkiye, dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yaparken, sınır dışı uygulamalarına ilişkin uluslararası hukuki normlar Türkiye'nin de dış politikasını etkileyebilir. ABD'de hızlı sınırdışı uygulamasının yaygınlaşması, diğer ülkelerin de benzer politikalar benimsemesine yol açarsa, bu durum Türkiye'nin Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle göç konusundaki müzakerelerine yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'deki sığınmacıların ülkelerine geri dönüş süreçlerinde uluslararası hukukun emsal kararları dikkate alınacaktır.