Bir ABD federal temyiz mahkemesi, Trump yönetiminin Çevre Koruma Ajansı'nın (EPA), kömürle çalışan santraller, fabrikalar ve diğer endüstriyel kaynaklardan kaynaklanan ölümcül partikül madde (kurum) kirliliğini sınırlayan Biden dönemi kuralını kaldırma girişimini reddetti. Cuma günü verilen karar, yürürlükteki standardın korunmasını sağlarken, çevre ve halk sağlığı grupları tarafından memnuniyetle karşılandı. Mahkeme, EPA'nın kuralı kaldırma kararının keyfi ve kaprisli olduğuna hükmetti.
Gelişmenin Arka Planı
Biden yönetimi tarafından Mart 2023'te kabul edilen kural, ince partikül madde (PM2.5) emisyonlarına yönelik daha sıkı sınırlamalar getiriyor. Yıllık ortalama PM2.5 standardı metreküp başına 12 mikrogramdan 9 mikrograma düşürüldü. EPA, bu değişikliğin yılda 4.200 erken ölümü, 270.000 iş günü kaybını ve 3,5 milyar dolar sağlık harcamasını önleyeceğini tahmin ediyor. Trump yönetimi, kuralın ekonomik büyümeyi engellediğini ve endüstrilere aşırı mali yük getirdiğini iddia ederek iptal etmek istemişti. Ancak Mahkeme, EPA'nın ekonomik gerekçelerinin yetersiz olduğunu ve kuralın faydalarının maliyetlerinden fazla olduğunu belirtti. Mahkeme ayrıca, hava kirliliğinin astım, kalp hastalığı ve akciğer kanseri gibi sağlık sorunlarına yol açtığına dair bilimsel kanıtları da vurguladı. Dava, endüstri grupları ve Cumhuriyetçi liderliğindeki eyaletler tarafından da desteklenmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de hava kirliliği standartları, küresel çevre politikaları için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Bu karar, özellikle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ABD'nin uluslararası taahhütlerini etkileyebilir. Karar, Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda emisyon azaltımlarının sürekliliğini sağlaması açısından kritik. Aynı zamanda, Avrupa Birliği gibi diğer büyük ekonomilerin hava kalitesi düzenlemelerine de dolaylı etki yapması bekleniyor. Partikül madde kirliliği, sınır aşan bir kirletici olduğundan, ABD'deki düzenlemeler Kuzey Amerika genelinde hava kalitesini etkiliyor. Mahkeme kararı, Trump'ın yeniden seçilmesi durumunda çevre politikalarında geri adım atılabileceği endişelerine karşı bir yargısal denetim örneği olarak da görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle büyük şehirlerde ve sanayi bölgelerinde hava kirliliği sorunuyla karşı karşıya. ABD'deki bu karar, hava kirliliğiyle mücadelede bilimsel temelli düzenlemelerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin de benzer şekilde partikül madde ve diğer kirleticilere yönelik sınırlamaları sıkılaştırması, halk sağlığını korumak ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek açısından kritik. Ayrıca, AB ile gümrük birliği ve yeşil mutabakat süreci kapsamında, daha sıkı çevre standartlarına uyum sağlaması gerekecektir. Karar, Türkiye'deki enerji ve sanayi politikalarına yönelik bir uyarı niteliği taşıyor.