ABD Temsilciler Meclisi, 15 Temmuz'da açıkladığı 60 milyar dolarlık yeni bütçe uzlaştırma tasarısıyla, Savunma Bakanlığı'nın talep ettiği 350 milyar doların yalnızca yüzde 17'sini karşılamış oldu. Pentagon'un önümüzdeki mali yıl için istediği geri kalan 290 milyar doların reddedilmesi, ABD savunma politikasında önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor. Bu gelişme, Senato'da yıllık savunma politikası yasa tasarısının ilerletilmesine yönelik oylamanın bir gün önce başarısız olmasının ardından geldi. Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi Başkanı Jodey Arrington, tasarının 'savunma ihtiyaçlarını önceliklendirdiğini' ancak 'mevcut mali gerçeklerle uyumlu olduğunu' söyledi. Demokratlar ise Cumhuriyetçileri Pentagon'u siyasi krizin ortasında bırakmakla suçladı. Tasarı, özellikle Pasifik'teki askeri yığınağı ve silah stoklarının yenilenmesini hedefliyor.
Pentagon'un Bütçe Krizi ve Siyasi Ayrışma
Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi çoğunluk, tasarıyı 'mali disiplin' adına sınırlı tutarken, Demokrat kanat bunu ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit olarak nitelendiriyor. Savunma Bakanı Lloyd Austin, bütçe kısıtlamalarının ABD'nin Çin ve Rusya'ya karşı caydırıcılık kabiliyetini zayıflatabileceğini uyardı. Tasarı, balistik füze savunması, denizaltı inşası ve Hint-Pasifik'teki üs modernizasyonu gibi kritik alanlara yatırım öngörüyor. Ancak uzmanlar, 60 milyar dolarlık paketin, özellikle Ukrayna'ya yapılacak askeri yardım ve silah stoklarının yenilenmesi gibi acil ihtiyaçlar için yetersiz kalacağını belirtiyor. Senato'daki tıkanıklık ise tasarının ne zaman yasalaşacağı konusunda belirsizlik yaratıyor. Geçen hafta Senato'da yapılan usul oylamasında, yıllık savunma politikası yasa tasarısının (NDAA) görüşülmesi için gereken 60 oy alınamamıştı. Bu, 1961'den beri her yıl kabul edilen NDAA'nın ilk kez bu kadar erken bir aşamada takılıp kalması anlamına geliyor.
Küresel Güvenlik Dengeleri Açısından Yansımaları
ABD'nin savunma bütçesindeki bu daralma, özellikle NATO müttefikleri ve Hint-Pasifik'teki ortakları üzerinde endişe yaratıyor. Avrupa'da, Ukrayna'ya yönelik ABD yardımının kesintiye uğraması ihtimali, Kiev'in savunma kabiliyetini doğrudan etkileyebilir. Japonya ve Güney Kore gibi müttefikler ise ABD'nin bölgedeki askeri varlığının azalabileceğinden kaygı duyuyor. Öte yandan, Çin ve Rusya, ABD'nin iç siyasi krizlerinin savunma harcamalarını kısmasını kendi lehlerine bir fırsat olarak görebilir. Uzmanlar, bu bütçe kesintisinin ABD'nin küresel taahhütlerini sorgulamaya açtığını ve 'savunma sanayiinin' uzun vadeli planlamasını olumsuz etkileyeceğini vurguluyor. Temsilciler Meclisi'ndeki bu hamle, aynı zamanda Başkan Joe Biden'ın ulusal güvenlik stratejisiyle de çelişiyor. Beyaz Saray, Çin ve Rusya'ya karşı 'küresel rekabet' için daha fazla kaynak ayrılmasını savunurken, Kongre'deki kemer sıkma politikaları bu vizyonu baltalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin savunma bütçesindeki bu daralma, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını çok boyutlu olarak etkileyebilir. Öncelikle, Pentagon'un bütçe kısıntıları, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olma çabalarını veya yeni silah sistemleri tedarikini geciktirebilir. Ayrıca, ABD'nin Doğu Akdeniz ve Suriye'deki askeri varlığındaki olası azalma, Türkiye'nin sahada daha bağımsız hareket etmesine yol açabilir. NATO'nun güney kanadında ABD desteğinin zayıflaması, Türkiye'yi Rusya ile daha yakın ilişkiler kurmaya ve kendi savunma sanayiini geliştirmeye teşvik edebilir. Ukrayna'ya yapılacak yardımın azalması ise Karadeniz'deki güç dengesini Türkiye aleyhine değiştirebilir. Öte yandan, ABD'nin bütçe krizinden çıkış için Türkiye-ABD ilişkilerinde pragmatik adımlar arayabileceği de bir senaryo olarak değerlendiriliyor. Ancak genel olarak, ABD'nin küresel taahhütlerindeki bu gerileme, Türkiye'nin çok yönlü dış politikasını daha da karmaşık hale getirecektir.