1972 yılında Tel Aviv'deki Lod Havalimanı'na düzenlenen ve 26 kişinin ölümüne yol açan saldırının hayatta kalan tek faili olan Japon Kızıl Ordusu (JRA) üyesi Kozo Okamoto, Lübnan'da 78 yaşında hayatını kaybetti. Okamoto'nun ölümü, yıllardır Lübnan'da yaşayan ve Filistin davasına bağlılığıyla bilinen eski militanın, geçirdiği rahatsızlık sonucu Beyrut'ta bir hastanede tedavi gördüğü sırada gerçekleşti. Japon Kızıl Ordusu, 1970'lerde dünya genelinde çok sayıda saldırı ve uçak kaçırma eylemine imza atmış aşırı sol bir örgüt olarak biliniyor.
Gelişmenin arka planı
Kozo Okamoto, 30 Mayıs 1972'de, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin (PFLP) desteğiyle, iki diğer Japon Kızıl Ordusu üyesiyle birlikte Lod Havalimanı'nda (günümüzde Ben Gurion Havalimanı) bir saldırı düzenlemişti. Pasaport kontrolünde bekleme salonuna ateş açan ve el bombası atan üç saldırgan, olayda 26 kişinin ölümüne, 80'den fazla kişinin de yaralanmasına neden olmuştu. Saldırganlardan ikisi olay yerinde öldürülürken, Okamoto yakalanmış ve İsrail'de müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.
Okamoto, 1985 yılında İsrail ile Filistinli militanlar arasında yapılan esir takası anlaşmasıyla serbest bırakılmış ve ardından Libya'ya, oradan da Suriye'ye geçmişti. Lübnan'a yerleşen Okamoto, burada Filistin mülteci kamplarında yaşamını sürdürmüş ve Japonya'ya iade edilmesi taleplerine rağmen sığınma hakkı elde etmişti. Japon Kızıl Ordusu'nun ideolojisi, küresel devrimi desteklemek ve emperyalizme karşı silahlı mücadele yürütmek üzerine kuruluydu. Örgüt, 1980'lerin sonlarında etkisini kaybetmiş olsa da, üyeleri dünyanın çeşitli ülkelerinde aranmaya devam etmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Okamoto'nun ölümü, Japonya ile Ortadoğu arasındaki tarihsel bağların yanı sıra, 1970'lerin radikal sol hareketlerinin küresel etkisini de gündeme getiriyor. Japon Kızıl Ordusu, Filistin davasını benimseyen ve uluslararası alanda silahlı mücadele yürüten az sayıdaki yabancı örgütten biriydi. Bu bağlamda Okamoto, Japonya'nın İsrail ile olan ilişkilerinde de zaman zaman gerginliklere yol açan bir figür olarak tarihteki yerini aldı. Ölümü, geçmişin travmatik olaylarını hatırlatarak, Japonya, İsrail ve Filistin arasındaki hassas dinamiklere dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Okamoto'nun ölümü, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Ortadoğu'daki siyasi ve güvenlik dinamiklerinin hatırlanmasına vesile oluyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel desteği sürdürürken, bölgedeki radikal örgütlerin tarihsel varlığı ve etkileri, Türk dış politikasının bölgesel istikrar arayışları açısından önem taşıyor. Japonya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştiği bir dönemde, geçmişte yaşanan bu tür olayların, iki ülkenin Ortadoğu politikalarındaki ortak noktalarını etkilemesi beklenmiyor. Ancak, bölgesel barış ve istikrar vurgusu yapan Türkiye'nin, geçmişten ders çıkararak gelecekte benzer çatışmaların önlenmesine yönelik diplomatik çabalarını sürdüreceği öngörülüyor.