Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, Pazartesi günü Hanoi'de düzenlenen devlet yemeğinde geleneksel Vietnam t'rung ksilofonundan bir melodi çıkararak hem diplomasi hem de tiyatro içeren bir jest yaptı. Ancak asıl müzik, toplantı odalarında yapılmıştı. Anutin ile Vietnamlı mevkidaşı arasındaki iki günlük görüşmeler, ASEAN içinde yeni bir iş birliği modelinin sinyallerini verdi. 'Artı eksi' olarak adlandırılan bu strateji, üye ülkelerin kimi konularda birlikte hareket ederken bazı alanlarda esnek davranmasını öngörüyor. Tayland ve Vietnam, Güney Çin Denizi'ndeki gerilimler ve Myanmar krizi gibi hassas konularda ortak bir duruş sergilemeyi hedefliyor. Ancak bu hamle, blok içinde yeni bir kırılma yaratma riskini de taşıyor.
Gelişmenin arka planı: ASEAN'da yeni bir denge arayışı
İki ülke arasındaki yakınlaşma, uzun süredir Çin'in etkisi altında şekillenen bölgesel dinamiklere bir yanıt olarak görülüyor. Tayland, ABD ile askeri ittifakını sürdürürken Çin ile de güçlü ticari bağlara sahip. Vietnam ise Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıklarında Çin'e karşı en sert duruşu sergileyen ülkelerden biri. İkili, bu hafta yaptıkları görüşmelerde deniz güvenliği, sınır ötesi suçlarla mücadele ve ticaretin artırılması konularında mutabakat zaptı imzaladı. Özellikle Myanmar'daki iç savaş nedeniyle artan insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticareti tehdidi, iş birliğini hızlandıran faktörler arasında. Uzmanlar, Tayland-Vietnam ortaklığının ASEAN'ın Çin karşısındaki pazarlık gücünü artırabileceğini, ancak blok içinde yeni bölünmelere de yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Güney Çin Denizi ve ötesi
Iki ülkenin mutabakatı, özellikle Güney Çin Denizi'ndeki Çin faaliyetlerine karşı ortak bir duruş geliştirme hedefini içeriyor. Tayland ve Vietnam, deniz bölgesindeki seyrüsefer serbestliği ve kıta sahanlığı hakları konusunda paralel çıkarlara sahip. Ayrıca, her iki ülke de ABD ve Japonya ile güvenlik bağlarını derinleştiriyor. Bu durum, Pekin'in bölgedeki genişlemeci politikalarına karşı dengeli bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Ancak, Tayland ile Kamboçya arasında yaşanan sınır gerginlikleri ve Vietnam'ın Çin'e olan ticari bağımlılığı, ittifakın kırılgan yönleri olarak öne çıkıyor. ASEAN'ın merkeziyetçi yapısı, iki ülkenin bu girişimini ya bir model olarak benimseyebilir ya da bir tehdit olarak algılayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki artan angajmanı açısından dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda ASEAN ülkeleriyle ticaret ve savunma iş birliğini geliştirirken, bölgedeki jeopolitik dengelerdeki kaymaları da yakından izliyor. Tayland-Vietnam ekseninin güçlenmesi, Çin karşısında alternatif bir kutup oluşturma potansiyeli taşıdığından, Türkiye'nin bölgeye yönelik çok yönlü diplomasisi için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak Ankara'nın, Pekin ile olan ticari ilişkilerini riske atmadan bu gelişmeyi dengeli bir şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Kısa vadede Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, bölgesel istikrarın sağlanması küresel tedarik zincirleri ve enerji yolları açısından kritik.