ABD ile İran arasında, yıllardır süren vekalet savaşlarını sona erdirecek kapsamlı bir barış anlaşmasına varılmak üzere olduğu bildiriliyor. Diplomatik kaynaklara göre, taraflar arasındaki müzakereler kritik bir aşamaya geldi ve anlaşmanın önümüzdeki haftalarda imzalanması bekleniyor. Anlaşmanın en somut çıktısı ise stratejik Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası ticarete açılması olacak. Bu gelişme, küresel enerji piyasalarında rahatlama yaratırken, Ortadoğu'da dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran arasındaki gerginlik, 2018'de Washington'ın nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle tırmanmıştı. İran, ABD yaptırımlarına karşılık olarak Körfez'deki tankerlere el koymuş, Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmış ve bölgedeki ABD üslerine balistik füze saldırıları düzenlemişti. Son iki yılda İran'ın desteklediği Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırması da tansiyonu daha da artırmıştı.
Müzakereler, Umman ve Katar'ın arabuluculuğunda gizli yürütülüyor. Anlaşma taslağına göre: ABD, İran'a yönelik tüm yaptırımları kaldıracak; İran ise nükleer programını tamamen barışçıl amaçlarla sınırlayacak, bölgedeki vekil güçlerine desteğini kesecek ve Hürmüz Boğazı'nda serbest geçişi garanti edecek. Ayrıca, İran'ın Yemen'deki Husilere silah sevkiyatını durdurması da anlaşmanın bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği hayati bir su yoludur. Boğazın yeniden açılması, petrol fiyatlarında ani bir düşüşe yol açabilir ve küresel enflasyonla mücadeleye katkı sağlayabilir. Ancak anlaşma, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel aktörler arasında tedirginlik yaratıyor. İsrail, İran'ın nükleer programını tamamen durdurup durdurmadığına dair endişelerini sürdürürken, Suudi Arabistan İran'ın bölgesel etkisinin artmasından çekiniyor. ABD ise Çin ve Rusya'nın bölgedeki nüfuzuna karşı İran'ı dengeleyerek Ortadoğu'daki ittifakları yeniden yapılandırmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın açılmasından doğrudan fayda sağlayacaktır. Petrol fiyatlarındaki olası düşüş, cari açığı azaltıcı etki yapabilir. Ayrıca, ABD-İran anlaşması Ankara'nın Tahran'la olan ticari ilişkilerini kolaylaştırabilir ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetinde yeni dengeler yaratabilir. Ancak anlaşma, İran'ın Suriye ve Irak'taki nüfuzunu koruyup korumayacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Türkiye'nin bu süreçte arabulucu rolü oynaması, hem ABD hem de İran nezdinde diplomatik ağırlığını artırabilir.