Tayland, Kamboçya ile Tayland Körfezi'ndeki deniz sınırı uyuşmazlığını çözmek için Birleşmiş Milletler (BM) tahkim sürecine katılmayı kabul etti. Tayland Dışişleri Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada, Kamboçya'nın başlattığı zorunlu uzlaştırma sürecine dahil olma kararı aldıklarını duyurdu. Ancak Bangkok, bu sürecin devam ettiği sürece ikili düzeydeki sınır müzakerelerini askıya aldı. İki ülke arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı, yaklaşık 26.000 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor ve bölgedeki potansiyel hidrokarbon rezervleri ile balıkçılık kaynakları nedeniyle stratejik önem taşıyor.
Tarihsel arka plan ve tırmanan gerilim
Tayland ve Kamboçya arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı, 1970'lere dayanan bir geçmişe sahip. İki ülke, Kamboçya'nın bağımsızlığından bu yana Tayland Körfezi'ndeki egemenlik iddialarını sürdürüyor. Sorun, 2000'li yıllarda bölgede petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının artmasıyla daha da belirgin hale geldi. Kamboçya, bu hafta başında BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında zorunlu uzlaştırma sürecini başlattı. Bu adım, iki ülke arasında yıllardır süren ikili müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından geldi. Tayland'ın kararı, Kamboçya'nın girişimine yanıt olarak değerlendiriliyor. Ancak Bangkok, ikili müzakereleri durdurarak, BM sürecine odaklanacağını sinyal verdi.
Uzmanlar, bu hamlenin Tayland'ın diplomatik olarak elini güçlendirebileceğini belirtiyor. Ancak Kamboçya tarafı, Tayland'ın ikili müzakereleri askıya almasını "yapıcı olmayan" bir adım olarak nitelendirebilir. Her iki ülke de bölgedeki deniz kaynaklarına erişim konusunda hassas; özellikle Tayland Körfezi'nde keşfedilen doğalgaz yatakları, enerji ihtiyacının karşılanmasında kritik rol oynuyor.
Bölgesel boyut
Tayland-Kamboçya anlaşmazlığı, Güneydoğu Asya'daki deniz sınırı uyuşmazlıklarının bir parçası. Bölge, özellikle Güney Çin Denizi'ndeki Çin-Hak İddiaları gibi daha büyük sorunlarla boğuşuyor. Tayland ve Kamboçya, ASEAN üyesi olarak sorunlarını barışçıl yollarla çözme taahhüdünde bulunmuş olsa da, BM sürecine başvurulması, ikili mekanizmaların yetersiz kaldığını gösteriyor. ABD ve Avrupa Birliği, BM sürecini desteklerken, Çin ise doğrudan yorum yapmaktan kaçınıyor. Bu durum, bölgedeki güç dengeleri açısından dikkat çekici. Kararın, diğer bölge ülkelerine deniz sınırı anlaşmazlıklarında BM mekanizmalarını kullanma konusunda emsal teşkil etmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland-Kamboçya deniz sınırı uyuşmazlığı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, uluslararası hukukun deniz sınırı anlaşmazlıklarının çözümündeki rolü açısından örnek teşkil ediyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve GKRY ile benzer anlaşmazlıklar yaşıyor ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) taraf değil. Bu gelişme, uluslararası tahkim mekanizmalarının etkinliği konusunda bir referans oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ASEAN ülkeleriyle artan ticari ilişkileri bağlamında, bölgedeki istikrar Ankara'nın ekonomik çıkarları için önemli. Ancak doğrudan bir etki beklenmiyor.