ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'daki kişisel ofisine astırdığı tarihsel plaketler, Amerikalı tarihçiler tarafından gerçek dışı ifadeler ve saldırgan üsluplarla dolu olmakla suçlanıyor. Söz konusu plaketlerde, eski başkanlara yönelik ağır hakaretlerin yanı sıra, tarihi çarpıtan ve kurgusal anlatılar içeren ifadeler yer aldığı belirtiliyor. Bir tarihçi, plaketlerin 'nezaket ve doğruluk kaygısından tamamen yoksun' olduğunu söylerken, başka bir uzman ise bu uygulamanın Beyaz Saray'ın ciddiyetini zedelediğini vurguluyor.
Plaketlerdeki tartışmalı ifadeler
Trump'ın emriyle hazırlanan plaketlerde, özellikle Barack Obama ve Joe Biden gibi önceki başkanlara yönelik aşağılayıcı sıfatlar kullanıldığı iddia ediliyor. Ayrıca plaketlerde, Trump'ın kendi başkanlık dönemine ilişkin abartılı başarı iddialarına da yer verildiği görülüyor. Tarihçiler, bu plaketlerin bilimsel tarih yazımıyla hiçbir ilgisi olmadığını, aksine bir propaganda aracı olarak tasarlandığını ifade ediyor.
Uzmanlara göre plaketlerdeki en dikkat çekici sorun, tarihsel olguların çarpıtılması. Örneğin, bazı plaketlerde ABD'nin kuruluş dönemine ait olaylar yanlış tarihlerle verilirken, önemli anlaşmalar ve savaşlar hakkında yanıltıcı bilgiler sunuluyor. Bu durum, Beyaz Saray gibi sembolik bir mekanda tarihin siyasi amaçlarla manipüle edilmesi olarak yorumlanıyor.
Beyaz Saray'ın tarihi misyonuna gölge düşüren uygulama
Beyaz Saray, Amerikan demokrasisinin en önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarih boyunca bu yapıda, ulusu birleştirici mesajlar verilmiş, önemli kararlar alınmış ve tarihin akışını değiştiren olaylara ev sahipliği yapılmıştır. Ancak tarihçilere göre Trump'ın bu plaket hamlesi, Beyaz Saray'ın bu ciddi misyonuna gölge düşürmekte ve kurumsal hafızayı zedelemektedir.
Konuyla ilgili açıklama yapan Princeton Üniversitesi'nden Prof. Dr. James McPherson, "Bu plaketler, ABD tarihinin en temel gerçeklerini bile hiçe sayıyor. Örneğin, bir plakette George Washington'un başkanlık yemini 1789'da değil de 1787'de ettiği yazılıyor. Bu tür basit ama kasıtlı hatalar, hazırlayanların tarih bilgisinden yoksun olduğunu ya da kasıtlı olarak yanlış bilgi yaydığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.
McPherson'a göre, plaketlerdeki en büyük sorunlardan biri de siyasi rakiplere yönelik kullanılan ağır dildir. 'Yetersiz', 'ülkeyi mahveden' gibi ifadelerin yer aldığı plaketler, tarihi bir belge olmaktan çok bir siyasi manifesto niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki iç siyasi kutuplaşmanın boyutlarını ve bu kutuplaşmanın kurumsal yapılar üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemlidir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde demokratik normların korunmasına önem veren bir ülke olarak, Beyaz Saray gibi bir kurumun aşırı siyasileşmesinin uzun vadede dış politika kararlarına da yansıyabileceğini dikkate almalıdır. Ayrıca, tarihin siyasallaştırılması eğilimi, uluslararası alanda güvenilirlik ve saygınlık açısından riskler barındırmaktadır.