Afganistan'da Taliban'ın yönetimi ele geçirmesinin üzerinden beş yıl geçti. 15 Ağustos 2021'de Kabil'in düşmesiyle başlayan süreçte, örgüt kendisini 'İslam Emirliği' olarak ilan etti ve ülkenin kontrolünü elinde tutuyor. Ancak bu beş yıl, hem Afgan halkı hem de bölge için ağır bir bedelle geçti. Uluslararası toplumun yaptırımları, insani kriz, kadın haklarındaki kısıtlamalar ve iç güvenlik sorunları, Taliban'ın 'devlet' iddiasını gölgeliyor. Taliban yönetimi, beş yıllık süreçte dış dünyadan tam anlamıyla meşruiyet kazanamazken, ülke topraklarının bir kısmında artan çatışmalar ve ekonomik çöküş, halkın günlük yaşamını derinden etkiliyor.
Taliban'ın Beş Yıllık Karnesi: Güvenlik ve İç Çatışmalar
Taliban, 2021'de iktidara geldiğinde 'güvenlik ve istikrar' vaat ediyordu. Ancak ülke genelinde, özellikle Panjşir Vadisi'nde direniş gruplarıyla çatışmalar sürerken, IŞİD Horasan Kolu (IŞİD-K) gibi rakip örgütler de varlığını koruyor. Taliban'ın sert güvenlik önlemleri, bazı kentsel bölgelerde göreceli bir sükunet sağlasa da, kırsal alanlarda çatışmalar devam ediyor. Saldırılar ve mayın patlamaları, sivillerin can güvenliğini tehdit ediyor. Afganistan'da 2023 yılında 1.000'den fazla sivilin çatışmalarda öldüğü raporlanırken, bu rakam 2024'te artış gösterdi. İç güvenlik sorunları, Taliban'ın 'devlet kontrolü' iddiasını zayıflatıyor ve ülkenin istikrara kavuşamadığını gösteriyor.
İnsani Kriz ve Ekonomik Çöküş
Taliban'ın iktidarı, Afganistan'da ciddi bir insani krizi de beraberinde getirdi. Uluslararası toplumun yardımlarını kesmesi ve bankacılık sistemine uygulanan yaptırımlar, ekonomik çöküşü hızlandırdı. Dünya Bankası verilerine göre, ülke ekonomisi 2021'den bu yana daralırken, yoksulluk oranı yüzde 90'lara ulaştı. Birleşmiş Milletler'e göre, Afganistan'da yaklaşık 23 milyon kişi gıda güvensizliği yaşıyor. Kış aylarında özellikle kırsal bölgelerde açlık ve hastalık kaynaklı ölümler artıyor. Taliban'ın kız çocuklarının ortaokul ve lise eğitimini yasaklaması, kadınların çalışma hayatından dışlanması, insani yardım kuruluşlarının faaliyetlerini de kısıtlıyor. Bu durum, Afgan halkının büyük bir kısmının temel ihtiyaçlara erişimini engelliyor.
Uluslararası İzolasyon ve Diplomatik Çabalar
Taliban hükümeti, beş yıldır hiçbir ülke tarafından resmi olarak tanınmadı. Çin, Pakistan, Rusya ve bazı Orta Asya ülkeleri Taliban ile diplomatik temaslarını sürdürse de, tam tanıma sağlanmadı. Taliban'ın kadın hakları konusundaki katı tutumu, uluslararası toplumun geri adım atmasına neden oluyor. ABD, Taliban'ın ülkeyi bir 'terör örgütü' olarak yönetmesine karşı çıkarken, insani yardımların sürdürülmesi için bazı istisnalar tanıdı. 2023'te Katar ve Türkiye'nin arabuluculuğunda bazı görüşmeler yapıldı, ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadı. Taliban'ın meşruiyet arayışı, içeride radikal grupların desteğini almak ile dış dünyanın talepleri arasında sıkışmış durumda. Bu süreçte, Afganistan'ın Orta Asya ve Güney Asya'daki jeopolitik konumu, bölgesel güçlerin dikkatini çekmeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki Taliban yönetimi, Türkiye için bölgesel istikrar ve güvenlik açısından kritik bir öneme sahip. Türkiye, Taliban'la diplomatik ilişkilerini sürdürmekle birlikte, ülkenin Orta Asya ve Güney Asya'ya açılan kapısı olması nedeniyle istikrarını önemsiyor. Ayrıca, Afganistan'da yaşanabilecek bir göç dalgası, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Taliban'la diyalog halinde kalarak hem ekonomik çıkarlarını korumaya hem de insani yardımların ulaştırılmasında aracı rolü oynamaya çalışıyor. Ancak Taliban'ın kadın hakları konusundaki kısıtlamaları, Türkiye'nin bu ülkeye yönelik ilişkilerinde temkinli davranmasına neden oluyor. Türkiye, aynı zamanda bölgesel güvenlik tehditleri olarak görülen terör örgütlerinin Afganistan'dan yayılma riskini de yakından izliyor. Bu nedenle, Afganistan'ın geleceği, Türkiye'nin bölgesel jeopolitiğinde önemli bir yer tutmaya devam edecek.