İsrail savaş uçakları, ateşkes anlaşmasının ardından ilk kez güney Lübnan'da bir eve düzenledikleri hava saldırısında en az 7 kişiyi öldürdü, 3 kişiyi yaraladı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı'nın (NNA) aktardığı bilgiye göre, saldırı Cumartesi sabahı erken saatlerde, Nebatiye ilçesine bağlı Ensar kasabasının kırsalında gerçekleşti. Saldırıda hedef alınan ev, kasabanın güneyindeki bir yerleşim bölgesinde bulunuyordu. Olay yerine intikal eden ekipler, enkaz altından 7 ceset çıkarırken, 3 yaralıyı da bölgedeki hastanelere kaldırdı. Yaralıların durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, tarafların karşılıklı olarak ateşi kesmesini ve İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinden çekilmesini öngörüyordu. Ancak anlaşmanın imzalanmasından bu yana İsrail, Lübnan topraklarına düzenlediği saldırılarla ateşkesi defalarca ihlal etti. NNA, bu sabahki saldırının, ateşkesin ilan edilmesinden sonra gerçekleşen en kanlı saldırı olduğunu vurguladı.
Görgü tanıkları, saldırının şafak vakti, aileler hâlâ uykudayken meydana geldiğini ve büyük bir patlama sesi duyulduğunu aktardı. Evin tamamen yıkıldığını, çevredeki bazı konutların da ağır hasar gördüğünü ifade etti. Bölge halkı, yaşananları "katliam" olarak nitelendirirken, olayın ardından Lübnan Başbakanı Necib Mikati, uluslararası topluma ateşkesin ihlal edildiğini ve bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini duyurdu.
İsrail ordu sözcüsünden yapılan açıklamada, saldırının "Hizbullah'ın silah deposu olarak kullanılan bir binaya" düzenlendiği ileri sürüldü, ancak iddia bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Hizbullah'tan da henüz resmi bir açıklama gelmedi. Lübnanlı yetkililer, İsrail'in bu tür gerekçelerle masum sivilleri hedef aldığını ve ateşkesi ihlal ettiğini savunuyor. Geçtiğimiz hafta içinde de İsrail'in güneye düzenlediği sınırlı hava saldırıları ve keşif uçuşları, taraflar arasındaki gerginliği artırmıştı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu saldırı, bölgedeki hassas dengeleri yeniden gözler önüne serdi. Ateşkes anlaşmasının garantörlüğünü yapan ABD ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu uluslararası toplumun, ihlallere sessiz kalması dikkat çekiyor. Uzmanlar, İsrail'in bu tür eylemlerle ateşkesi sondajladığını ve Hizbullah'ın zayıfladığı bu dönemde daha geniş çaplı bir operasyon için zemin yokladığını belirtiyor.
Lübnan hükümeti, saldırıyı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacağını ve ateşkes ihlalinin bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulunacağını duyurdu. BM Güvenlik Konseyi'nin, Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) aracılığıyla olayı araştıracağı belirtiliyor. Bölgede, bu saldırının Hizbullah'ın misilleme olasılığını artırabileceği ve taraflar arasında çatışmaların yeniden alevlenebileceği endişesi hakim.
Öte yandan, ateşkesin kalıcı olması için İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesinin zamanında tamamlanması büyük önem taşıyor. Ancak İsrail'in bugüne kadar bu konuda isteksiz olduğu görülüyor. Bölgesel güçler, bu durumun gerilimi tırmandırarak Lübnan'ı yeniden kaosa sürükleyebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Türkiye'nin uzun süredir dikkatle izlediği Doğu Akdeniz'deki istikrarı doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, başta Hizbullah olmak üzere Lübnan'daki tüm taraflarla diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri olarak, bölgede sükunetin sağlanmasında kilit rol oynayabilir. Ateşkesin ihlal edilmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve boru hattı projelerine ilişkin planlarını da tehlikeye sokabilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii ve askeri varlığını güçlendirdiği bu dönemde, bölgesel bir çatışmanın sonuçları Ankara'yı da etkileyebilir. Türkiye'nin, BM başta olmak üzere uluslararası platformlarda ateşkesin sürdürülmesi için daha aktif bir diplomasi yürütmesi ve Kuzey Irak'ta olduğu gibi sınırlarındaki istikrarı gözetmesi beklenebilir.