Rusya ve Afganistan'daki Taliban yönetimi, Sovyetler Birliği döneminden kalma ve Rus yapımı silahların onarımı için bir anlaşma imzaladı. İlk bakışta küçük bir adım gibi görünse de bu hamle, ABD'nin çekilmesinin ardından Orta Asya'da nüfuz mücadelesinin yeni bir boyutunu temsil ediyor. Anlaşma, Rusya'nın Batı yaptırımları altında yeni müttefikler arayışı, Pakistan'ın Taliban üzerindeki etkisini dengeleme çabası ve Moskova'nın ABD öncülüğündeki Batı etkisini bölgeden çıkarma stratejisi gibi geniş jeopolitik hesapların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Anlaşma neden şimdi yapıldı?
Taliban'ın Ağustos 2021'de Kabil'i ele geçirmesinin ardından, Afgan ordusundan kalan çok sayıda Amerikan yapımı silahın yanı sıra, Sovyet döneminden kalma ve Rus yapımı mühimmat da Taliban'ın eline geçmişti. Ancak bu silahların bakımı ve onarımı, özellikle teknik uzmanlık gerektiren parçalar için ciddi bir sorun haline gelmişti. Taliban, Rus yapımı MI-17 helikopterleri, zırhlı araçlar ve topçu sistemlerini çalışır durumda tutmak için Moskova'ya yöneldi.
Rusya ise bu anlaşmayla sadece teknik bir hizmet sunmuyor; aynı zamanda Taliban'ı meşrulaştırma ve uluslararası toplumda kabul görmesi için bir zemin hazırlıyor. Moskova, Taliban'ı resmen tanımamakla birlikte, onlarla diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdürüyor. Anlaşma, bu ilişkilerin somut bir yansıması olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD ve Pakistan hesapları
Anlaşma, ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesinin ardından bölgede oluşan güç boşluğunu doldurma çabalarının bir parçası. Rusya, bu boşluğu kendi lehine kullanmak için Taliban ile işbirliğini derinleştiriyor. Bu durum, ABD'nin Orta Asya'daki etkisini azaltma hedefiyle örtüşüyor. Ayrıca anlaşma, Pakistan'ın Taliban üzerindeki nüfuzuna karşı denge oluşturma potansiyeli taşıyor. Pakistan, Taliban'ın en önemli destekçilerinden biri olarak görülse de, Moskova ile Kabil arasındaki doğrudan bağlar, İslamabad'ın elini zayıflatabilir.
Rusya ayrıca, Taliban'ın İslam Devleti Horasan (İŞİD-K) ile mücadelesini destekleyerek kendi güvenliğini sağlamayı hedefliyor. Moskova, Orta Asya cumhuriyetlerine sıçrayabilecek bir cihatçı tehdidini önlemek için Taliban'ı istikrar unsuru olarak görüyor. Batılı analistler ise bu işbirliğinin, Taliban'ı uluslararası toplumda meşrulaştırabileceği ve insan hakları ihlallerinin görmezden gelinmesine yol açabileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da istikrar ve bölgesel güvenlik konularında aktif bir rol oynamış, Afgan ordusuna eğitim vermiş ve Taliban ile diplomatik temaslarını sürdürmüştür. Rusya-Taliban silah anlaşması, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu doğrudan etkilemese de, Moskova'nın Orta Asya'da artan etkisi Ankara'yı dolaylı olarak ilgilendirmektedir. Türkiye, Kabil'deki diplomatik varlığını ve insani yardım çalışmalarını sürdürürken, Rusya'nın silah tamiri gibi askeri işbirlikleriyle Taliban'ı meşrulaştırması, Türkiye'nin de benzer adımlar atmasını teşvik edebilir. Ancak Türkiye, NATO üyesi olarak Batı ile işbirliğini dengelemeli ve bölgedeki güç dengelerini gözetmelidir. Anlaşma aynı zamanda, Afganistan'da istikrar sağlanmazsa Türkiye'ye yönelebilecek göç ve güvenlik risklerini azaltma çabalarını karmaşık hale getirebilir.