Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Avrupa Birliği'nin beş üye ülkesine, planlanan yeni "iade merkezleri" sisteminde geri gönderilmek istenen sığınmacıların uluslararası hukuk kapsamındaki haklarının tam olarak korunması çağrısında bulundu. Brüksel'de 16 Temmuz'da yapılan açıklamada, bu merkezlerin hukuki belirsizlikler içerdiği ve geri göndermeme ilkesinin ihlal edilme riski taşıdığı belirtildi.
Planın detayları ve hukuki endişeler
Avrupa Konseyi'nin uyarısı, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda ve Belçika'nın, sığınma başvuruları reddedilen kişileri üçüncü ülkelerdeki iade merkezlerine göndermeyi öngören ortak bir girişim üzerinde çalıştığı bir dönemde geldi. Bu plan, AB'nin göç politikasında yeni bir sayfa açmayı hedefliyor ancak insan hakları örgütleri, komisyonun da altını çizdiği gibi, bu kişilerin hukuki korumadan yoksun kalabileceği endişesini taşıyor. Komiser, özellikle sığınmacıların iade merkezlerinde tutulma koşulları, yasal temsilciye erişim ve uluslararası koruma başvurularının adil bir şekilde değerlendirilmesi konularında net güvenceler talep etti. Ayrıca, çocuklar ve hassas grupların durumuna özel dikkat çekildi.
İade merkezleri fikri, özellikle İngiltere'nin Ruanda ile yaptığı tartışmalı anlaşma modeline benzer şekilde, sığınma başvurularının AB dışında işlenmesini öngörüyor. Ancak Avrupa Konseyi, bu tür uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olabileceğini ve sığınmacıların keyfi gözaltı riskiyle karşı karşıya kalabileceğini vurguluyor. Beş ülkenin henüz resmi bir teklif sunmamış olmasına rağmen, konu AB içinde yoğun bir siyasi tartışmaya yol açmış durumda. Göçmen hakları savunucuları, bu planın sığınma hakkını fiilen ortadan kaldıracağını savunurken, hükümetler ise yasadışı göçü caydırmak ve sığınma sistemlerindeki yükü azaltmak için bu tür mekanizmaların gerekli olduğunu ileri sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Avrupa'nın göç politikasında uzun süredir devam eden bir dönüşümün parçası. 2015 göç krizinden bu yana AB, sığınma başvurularını üye ülkeler arasında dağıtmakta zorlanıyor ve dış sınırları güçlendirme ile sığınmacıları üçüncü ülkelere yönlendirme gibi alternatif arayışlara girmiş durumda. Özellikle aşırı sağ partilerin yükselişi, hükümetleri daha sert önlemlere sevk ediyor. Ancak BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve diğer insan hakları kuruluşları, iade merkezlerinin sığınmacıların korunmasına yönelik uluslararası taahhütleri zayıflattığını ve bu kişileri istismara daha açık hale getirdiğini belirtiyor. Küresel çapta, bu tür uygulamaların diğer ülkeler tarafından da örnek alınarak mülteci haklarının aşındırılması riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile 2016 Göç Anlaşması kapsamında geri kabul anlaşmalarının önemli bir ortağı konumunda. Avrupa'da iade merkezlerinin yaygınlaşması, Türkiye'nin bu süreçteki rolünü değiştirebilir. Planın başarılı olması halinde, AB'nin Türkiye'ye olan bağımlılığı azalabilir ve geri kabul anlaşmasının yeniden müzakere edilmesi gündeme gelebilir. Öte yandan, bu merkezlerin hukuki belirsizliği, Türkiye'nin insan hakları karnesi nedeniyle uluslararası eleştirilere maruz kalabileceği bir alan yaratıyor. Türkiye, hem AB ile ilişkilerinde elini güçlendirecek hem de mülteci politikalarını etkileyecek bu gelişmeyi yakından izlemelidir.