Taliban yönetimi, Rusya ile savunma iş birliğini derinleştirme arayışında. Stratejik ilişkiler uzmanı Aleksei Zakharov, Reuters'a yaptığı açıklamada, Taliban'ın Rus yapımı askeri teçhizatın bakım ve onarımının ötesinde, Rus hava savunma sistemleri ile saldırı ve keşif dronları tedarik etmeye istekli olduğunu belirtti. Bu talepler, özellikle Pakistan ile yaşanan sınır çatışmalarında kullanılmak üzere yapılıyor. Anlaşmanın kapsamı ve somut adımlar henüz netlik kazanmasa da, bölgesel dengeleri değiştirme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Rusya-Taliban İlişkileri
Rusya, Taliban'ı resmen tanımamakla birlikte, 2021'de Kabil'in düşüşünden bu yana hareketle diplomatik ve ticari temaslarını sürdürüyor. Moskova, Taliban'ı Afganistan'da istikrar sağlayıcı bir güç olarak görme eğiliminde; ancak aynı zamanda Orta Asya sınırlarına yönelik güvenlik kaygıları da taşıyor. Rus yetkililer, Taliban'ın ülke içinde IŞİD-Horasan (IŞİD-K) ile mücadelesini desteklerken, hareketin uluslararası terörizmle bağlarının kopmasını şart koşuyor. Bu bağlamda savunma anlaşması, Rusya'nın Afganistan'daki nüfuzunu artırma ve ABD çekildikten sonra oluşan güç boşluğunu doldurma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Taliban'ın Rusya'dan talep ettiği hava savunma sistemleri, hareketin Pakistan sınırındaki hava saldırılarına karşı koyma ihtiyacından kaynaklanıyor. Pakistan, son aylarda sınır ötesi terörle mücadele gerekçesiyle Taliban unsurlarına yönelik hava operasyonları düzenledi. Ayrıca, saldırı ve keşif dronları, Taliban'ın Pakistan güvenlik güçlerine karşı istihbarat toplama ve hassas vuruş yapma kabiliyetini artıracak. Uzmanlar, bu tür bir silahlanmanın Afganistan-Pakistan sınırındaki gerginliği daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yeni Güç Dengeleri
Rusya'nın Taliban'a savunma desteği, bölgede ABD ve müttefiklerini endişelendiriyor. Washington, Taliban'ın uluslararası tanınırlık kazanmasını engellemeye çalışırken, Moskova'nın bu hamlesi ABD'nin Afganistan'daki etkisini daha da zayıflatabilir. Çin ise Rusya-Taliban yakınlaşmasını dikkatle izliyor; Pekin, Afganistan'daki doğal kaynaklara erişim ve Kuşak-Yol Projesi'nin güvenliği için Taliban ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. Hindistan, Pakistan karşıtı bir blok oluşmasından rahatsız olabilir; zira Moskova ve Tahran, İslamabad'a karşı Kabil'i destekleme eğiliminde. Bu gelişmeler, Orta Asya'da yeni bir jeopolitik hat çekilmesine neden olabilir: Rusya, Çin, İran ve Taliban ekseni, ABD ve müttefikleri ile Pakistan'a karşı.
Savunma anlaşmasının teknik detayları henüz kamuoyuna yansımamış olsa da, Zakharov'un işaret ettiği gibi Taliban'ın Rus hava savunma sistemlerine erişimi, Pakistan Hava Kuvvetleri'nin sınır ötesi operasyonlarını caydırabilir. Ayrıca, Rus insansız hava araçları (İHA) teknolojisi, Taliban'ın savaş alanındaki taktik kabiliyetini artırabilir. Ancak bu silahların kullanımı, Taliban'ın insan hakları ihlalleri ve sivil kayıpları artırma riskini de beraberinde getiriyor. Uluslararası toplum, Rusya'nın bu adımının Taliban'ı meşrulaştırabileceği ve Afganistan'daki geçiş sürecini olumsuz etkileyebileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Taliban savunma anlaşması, Türkiye'nin Orta Asya ve Afganistan politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Afganistan'da ılımlı bir Taliban yönetimini teşvik ederken, Kabil Havalimanı'nın işletmesi gibi alanlarda varlığını sürdürmeye çalışıyor. Rusya'nın Taliban'a askeri destek sunması, Türkiye'nin bu ülkedeki diplomatik ve ekonomik girişimlerini zora sokabilir. Ayrıca, Rus yapımı silahların bölgeye yayılması, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı açısından rekabeti artırabilir. Pakistan ile derin ilişkileri bulunan Türkiye, bu anlaşmanın İslamabad ile bağlarını nasıl etkileyeceğini değerlendirmeli. Küresel düzeyde ise Rusya'nın bu hamlesi, NATO ve Türkiye'nin Orta Asya'daki güvenlik çıkarlarıyla çelişebilir; bu nedenle Ankara'nın Moskova ve Kabil ile dengeli bir politika izlemesi gerekiyor.