ABD Hazine tahvilleri, Çarşamba günü hafif bir düşüşle işlem görürken yatırımcılar, Cuma günü açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisini beklemeye başladı. Bu veri, Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyon konusunda sergilediği güvercin tondaki açıklamalarının ardından faiz politikasının gelecekteki seyrine ışık tutabilir. Warsh, dün yaptığı konuşmada enflasyonun kontrol altına alınmasına yönelik ilerlemenin devam ettiğini ancak faiz indirimleri için acele edilmemesi gerektiğini belirtti. Piyasalar, Warsh'ın bu sözlerini ilk faiz indirimi için bir sinyal olarak algılasa da, uzmanlar eylül ayına kadar bir değişiklik beklemiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kevin Warsh'ın yorumları, son dönemde yükselen tüketici fiyatları ve işgücü piyasasındaki sıkı koşullar nedeniyle Fed'in atacağı adımların yakından takip edildiği bir dönemde geldi. Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru yavaşladığını ancak henüz istenen seviyede olmadığını vurguladı. Bu açıklamalar, daha önce şahin bir duruş sergileyen bazı Fed yetkililerinin aksine, piyasalarda iyimserliğe yol açtı. Öte yandan, 10 yıllık Hazine tahvillerinin faizi yüzde 4,33 seviyesine gerilerken, 2 yıllık tahvillerde faiz yüzde 4,15'e düştü. Bu hareket, yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini fiyatlamaya başladığını gösteriyor.
Tahvil piyasalarındaki bu dalgalanma, hafta başında sanayi üretimi ve tüketici güven endeksi gibi makroekonomik verilerin beklentilerin altında kalmasıyla ivme kazandı. Analistler, istihdam verisinin Fed'in bir sonraki hamlesi için belirleyici olacağını düşünüyor. Tarım dışı istihdamın ekim ayında 180 bin kişi artması beklenirken, işsizlik oranının yüzde 3,8'de sabit kalması öngörülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD tahvil piyasalarındaki bu gelişmeler, küresel finans piyasalarını da yakından etkiliyor. Avrupa ve Asya borsaları, Fed'in faiz indirimine yaklaştığı beklentisiyle yükselişe geçerken, gelişmekte olan ülke para birimleri de dolar karşısında değer kazandı. Özellikle Türk lirası, dün ABD verilerinin zayıf gelmesiyle birlikte dolara karşı yüzde 0,5'e yakın bir artış kaydetti. Ancak bu hareketin sürdürülebilirliği, Cuma günü açıklanacak istihdam verisine bağlı. Uzmanlar, istihdam verisinin beklentileri aşması durumunda doların yeniden güçleneceğini ve gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturacağını belirtiyor. Ayrıca, Avrupa Merkez Bankası'nın da enflasyonla mücadelede faiz indirimine gitmesi beklenirken, bu durum ABD ile Avrupa arasındaki faiz farkının daralmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD tahvil faizlerindeki düşüş ve Fed'in olası faiz indirimi, Türkiye için iki yönlü bir etki yaratabilir. Birincisi, küresel likiditenin artması gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini hızlandırabilir ve Türk lirasına destek olabilir. Ancak ikincisi, Fed'in erken faiz indirimi enflasyonla mücadelesini yavaşlatırsa, Türkiye gibi yüksek enflasyonla mücadele eden ülkelerin para politikaları üzerinde ek baskı oluşabilir. TCMB'nin faiz indirimlerine ara verme kararının ardından, bu gelişmeler döviz kurlarında oynaklığı artırabilir. Özellikle istihdam verisinin güçlü gelmesi durumunda dolar/TL'de yukarı yönlü bir hareket yaşanabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin dış politika ve ekonomi yönetiminde ABD merkezli bu sinyalleri dikkatle izlemesi gerekiyor.