İran'ın başkenti Tahran'da, hayatını kaybeden ülkenin dini ve siyasi lideri Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenine milyonlarca kişinin katılması bekleniyor. BBC muhabiri olay yerinden bildiriyor: Şehirdeki tüm ana yollar ve meydanlar, liderlerine son görevlerini yerine getirmek isteyen vatandaşlarla dolup taşıyor. Yetkililer, katılımın ülke tarihinin en büyük toplu etkinliklerinden biri olacağını belirtiyor. Cenaze töreni, Hamaney'in 1989'dan bu yana sürdürdüğü 35 yıllık iktidarının ardından düzenlenen ilk büyük ulusal yas etkinliği niteliği taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Ayetullah Ali Hamaney, 17 Nisan'da 85 yaşında hayatını kaybetti. Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan liderin ölümü, İran devlet televizyonu tarafından duyuruldu. Hamaney, İran İslam Devrimi'nin kurucusu Humeyni'nin 1989'da ölümünün ardından ülkenin en yüksek dini ve siyasi makamı olan "veliyy-i fakih" görevini üstlenmişti. Onun liderliğinde İran, bölgesel nüfuzunu artırmış, nükleer programını geliştirmiş ve ABD ile Batılı ülkelerle sık sık gerilim yaşamıştı. Cenaze töreni, İran yönetiminin hem içte hem dışta bir geçiş dönemine girdiği bir sırada gerçekleşiyor. Hamaney'in halefinin kim olacağına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak gözler Uzmanlar Meclisi'ne çevrilmiş durumda.
Törenin düzenlendiği Tahran, siyah bayraklar ve yas afişleriyle donatıldı. Hamaney'in naaşı, önce İmam Humeyni Türbesi'ne götürülecek, ardından Tahran Üniversitesi'nde düzenlenecek resmi törenin ardından defnedilecek. Güvenlik önlemleri had safhada; binlerce polis ve Devrim Muhafızları mensubu görev başında. Katılımın 5-10 milyon arasında olması bekleniyor. Devlet medyası, tüm eyaletlerden otobüslerle insanların Tahran'a akın ettiğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hamaney'in ölümü, Ortadoğu'da ve ötesinde geniş yankı uyandırdı. İran, Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Suriye'deki Beşar Esad rejimi başta olmak üzere bölgesel müttefikleri üzerinde önemli bir etkiye sahipti. Hamaney'in ardından İran'ın dış politikasında bir değişiklik olup olmayacağı merak konusu. Özellikle İsrail ve ABD ile ilişkiler gerilimli bir dönemden geçerken, yeni liderin nükleer müzakerelere ve bölgesel çatışmalara yaklaşımı yakından izlenecek. Rusya ve Çin'den taziye mesajları gelirken, Batılı ülkeler temkinli bir dil kullanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamaney'in ölümünün ardından İran halkının yanında olduklarını ancak rejimle ilgili endişelerinin devam ettiğini bildirdi.
İran'daki bu lider değişimi, sadece ülke içinde değil, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmaya neden olabilir. İran, dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip ülkelerden biri. Hamaney döneminde uygulanan yaptırımlar nedeniyle ihracatı sınırlı kalmıştı. Yeni liderin yaptırımları hafifletme veya Batı'yla uzlaşma yönünde adım atması durumunda, petrol fiyatlarında düşüş yaşanabilir. Ancak sertlik yanlısı bir ismin gelmesi, gerilimi daha da tırmandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la 560 kilometrelik bir sınıra sahip ve iki ülke arasında ekonomik, ticari ve güvenlik boyutunda karmaşık bir ilişki bulunuyor. Hamaney'in ölümü, Ankara için bir belirsizlik dönemi anlamına geliyor. Yeni İran liderinin izleyeceği politika, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarlarını, enerji işbirliğini ve PKK/PYD ile mücadeleyi doğrudan etkileyebilir. Özellikle İran'ın Türkiye'ye yönelik göç akını ve terör tehdidi konusundaki tutumu kritik. Ayrıca İran'daki rejim değişikliği, Ankara'nın Doğu Akdeniz ve Kafkasya'daki stratejik hamlelerini de şekillendirebilir. Türkiye'nin bu geçiş sürecinde diğer bölgesel aktörlerle koordineli hareket etmesi ve İran'da istikrarın korunmasını desteklemesi bekleniyor.