İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze merasimi, Pazartesi sabahı Tahran sokaklarında başladı. Devlet televizyonunun canlı yayınına göre, ülkenin dört bir yanından gelen milyonlarca yaslı, başkentte Humeyni'nin naaşının önünde saf tuttu. Üçüncü gününe giren devlet cenaze töreni, İran yönetimi tarafından bir güç ve birlik gösterisi olarak planlanmıştı. Hammenei, 3 Kasım 2024'te 85 yaşında vefat etmiş, İran Anayasası'nın 111. maddesi uyarınca yerine geçici olarak Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf getirilmişti.
Törenin Ayrıntıları ve Katılım
Devlet televizyonu görüntülerinde, Tahran Üniversitesi'nden Azadi Meydanı'na kadar uzanan güzergâhın insan seliyle dolduğu görüldü. Yaslılar arasında siyah giysili kadınlar, dini kıyafetli mollalar ve ellerinde Hamaney posterleri taşıyan gençler dikkat çekiyordu. Güvenlik güçleri, izdihamı önlemek için geniş çaplı önlemler alırken, helikopterler havadan töreni izledi. İran resmi haber ajansı IRNA, katılımın 5 milyon kişiye ulaştığını duyururken, bağımsız kaynaklar bu rakamın abartılı olduğunu belirtiyor. Cenaze namazının, Ayetullah Ahmed Cenneti tarafından kıldırılması bekleniyor. Hamaney'in naaşı, daha sonra Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne defnedilecek.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Hamaney'in ölümü, Ortadoğu'da dengeleri sarsacak bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İran'ın nükleer programı, Yemen'deki Husilerle ilişkileri ve bölgesel vekalet savaşları, yeni liderin politikalarına bağlı olarak yeniden şekillenecek. ABD ve Avrupa Birliği, İran'daki siyasi geçiş sürecini yakından izliyor. İsrail ise İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırıya karşı hazırlıklarını artırmış durumda. Uzmanlar, Hamaney'in halefi olarak eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin öne çıktığını ancak nihai kararın Uzmanlar Meclisi'ne bağlı olduğunu belirtiyor. Bu süreç, İran'ın iç siyasetinde derin bir rekabete yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki lider değişimi Türkiye için stratejik öneme sahiptir. Komşu ülkedeki siyasi istikrar, Türkiye'nin güneydoğu sınırındaki güvenliği doğrudan etkilemektedir. Hamaney'in ölümü, İran'da otorite boşluğu yaratma potansiyeli taşırken, Türkiye'nin bölgesel politikalarında yeni bir denklem ortaya çıkarmıştır. Özellikle Suriye ve Irak'taki İran nüfuzu, Türkiye'nin milli güvenlik çıkarları açısından yakından izlenmektedir. Ankara, İran'daki geçiş sürecinde istikrarın korunmasını ve terör örgütleriyle mücadelede işbirliğinin devamını arzu etmektedir. Ayrıca, İran ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 30 milyar dolar seviyesinde olup, yeni yönetimle ekonomik ilişkilerin sürdürülmesi kritik önem taşımaktadır.