Avustralya'nın Sydney kentinde 34 yaşındaki Leah Stewart, Haziran ayında Coogee Plajı'nda sabah yüzüşü sırasında büyük bir beyaz köpek balığının saldırısına uğradı. Saldırı anını 'bir dinozora karşı savaşmak gibiydi' diyerek anlatan Stewart, soğukkanlılığını koruyarak balığa yumruklarıyla karşılık vermeyi başardı. Genç kadın, yaşadığı dehşet verici deneyime rağmen hayatta kalmayı başararak, benzer durumdaki kişilere umut oldu.
Saldırı anı: 'Bir dinozora karşı savaşmak gibiydi'
Leah Stewart, 8 Haziran sabahı Coogee Plajı'nda arkadaşlarıyla birlikte yüzdüğü sırada, suyun altından aniden büyük bir güçle çekildiğini hissetti. İlk anda ne olduğunu anlamayan Stewart, bir anda devasa bir köpek balığının dişlerini vücudunda hissetti. Saldırıyı BBC'ye anlatan Stewart, 'Kocaman bir ağız ve kocaman dişler vardı. Sanki bir dinozora karşı savaşıyordum' ifadelerini kullandı.
Saldırı sırasında suyun altında panik yapmadan hareket etmeye çalışan genç kadın, hayatta kalma içgüdüsüyle köpek balığının burnuna ve solungaçlarına yumruk atmaya başladı. Stewart, 'Birkaç kez yumruk attım, sonra bir eliyle balığın üst çenesini tutup diğer eliyle onu ittim' dedi. Güçlükle kendini kurtaran Stewart, hızla kıyıya yüzmeye çalıştı. Olay yerinde bulunan diğer yüzücüler ve cankurtaranlar, Stewart'ı hemen kıyıya çıkardı.
Vücudunda çok sayıda derin yara oluşan Stewart, hastanede uzun süren bir tedavi gördü. Doktorlar, genç kadının yaklaşık 3 saat süren bir ameliyat geçirdiğini ve bacakları ile kollarındaki doku hasarını onardıklarını bildirdi. Stewart, yaşadığı korkunç deneyime rağmen moralini yüksek tutmayı başardı. 'Beni tanıyan insanlar, bu kadar hızlı toparlanabileceğimi düşünmüyordu. Ama ben güçlüyüm' diye konuştu.
Köpek balığı saldırıları ve bölgesel etkisi
Coogee Plajı'ndaki bu saldırı, Avustralya'nın doğu kıyısında son yıllarda meydana gelen bir dizi köpek balığı saldırısının bir parçası olarak dikkat çekiyor. Avustralya, dünyada köpek balığı saldırılarının en sık yaşandığı ülkeler arasında yer alıyor. Queensland Hükümeti verilerine göre, ülke genelinde yılda ortalama 10 ila 15 saldırı vakası bildiriliyor. Uzmanlar, bu tür olayların artan deniz suyu sıcaklıkları, balık popülasyonundaki değişiklikler ve insanların okyanusla daha fazla iç içe yaşaması gibi faktörlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Saldırının ardından Coogee Plajı ve çevresindeki sahiller bir süre için kapatılmış, bölgede drone ve helikopterle devriye gezilmişti. Yerel yetkililer, plajlarda köpek balığı ağları ve sesli uyarı sistemleri gibi güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu. Ancak bu durum, bazı çevrecilerin köpek balığı gözlemlerine dayalı uygulamaları yetersiz bulmasına neden oldu. Avustralya'nın deniz ekosistemi açısından kritik bir tür olan beyaz köpek balıklarının yaşam alanlarının korunması gerektiği, ancak insan güvenliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiği tartışılıyor.
Stewart'ın deneyimi, köpek balığı saldırılarında panik yerine savunma taktiklerinin önemini bir kez daha hatırlattı. Deniz biyologları, köpek balıklarının genellikle meraklı veya savunma amaçlı saldırılar gerçekleştirdiklerini, ancak insanların soğukkanlılıkla ve hedefe yönelik (gözler, solungaçlar gibi hassas bölgeler) müdahale ederek hayatta kalma şanslarını artırabileceklerini vurguluyor. Stewart da, yaşadığı olayın ardından insanların korkuyla değil bilgiyle donanmaları gerektiğini söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki köpek balığı saldırıları, Türkiye için doğrudan bir tehdit olmamakla birlikte, ülkenin turizm potansiyeli açısından dikkatle izlenmesi gereken bir güvenlik meselesidir. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında son yıllarda bazı köpek balığı gözlemleri rapor edilmiştir. İklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının artması, köpek balıklarının daha kuzey bölgelerine göç etmesine yol açabilir. Bu da Türk sahillerinde artan bir risk anlamına gelebilir. Türkiye, deniz güvenliği ve turist sağlığı konusunda benzer önlemleri almalı ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde gerekli izleme ve acil durum planlarını oluşturmalıdır.