Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran destekli Husilerin başkent Riyad'a şafak vakti balistik füze fırlattığını duyurdu. Füze saldırısı, Suudi başkentinin uluslararası havalimanı yakınlarında bir yangının çıkmasının ardından geldi. Koalisyon sözcüsü, füzenin sivil yerleşim bölgelerini hedef aldığını ve can kaybına yol açmadığını belirtti. Olayla ilgili incelemeler sürüyor.
Olayın ayrıntıları ve tarafların açıklamaları
Suudi basınında yer alan haberlere göre, yangın havalimanının güneyinde bulunan bir yakıt deposunda çıktı. İtfaiye ekipleri yangını kısa sürede kontrol altına alarak söndürdü. Koalisyon yetkilileri, füzenin Riyad'ın banliyölerine düştüğünü ve maddi hasara neden olduğunu ifade etti. Saldırıda ölen veya yaralanan olmadığı bildirildi.
Husiler ise saldırıyı üstlendi. Grup sözcüsü, "Balistik füzemiz Riyad'daki kritik hedefleri vurdu" açıklamasını yaptı. Husiler daha önce de Suudi Arabistan'ın çeşitli şehirlerine benzer saldırılar düzenlemişti. Koalisyon güçleri, son aylarda Husilerin füze kapasitesini hedef alan operasyonlar yürütüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, Suudi Arabistan ve müttefiklerine karşı mücadele ediyor. Suudi Arabistan, Husileri İran'ın bölgedeki vekili olarak görüyor ve füze saldırılarını İran'ın silah transferiyle ilişkilendiriyor. Tahran ise bu iddiaları reddediyor. Saldırılar, Birleşmiş Milletler'in Yemen'de ateşkes çabalarını da zora sokuyor.
Uluslararası toplum, saldırıyı kınayarak taraflara itidal çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı, "Riyad'a yönelik saldırıyı şiddetle kınıyoruz. İran'ın Husilere verdiği desteği sona erdirmesi gerekiyor" açıklamasında bulundu. İngiltere ve Fransa da benzer açıklamalar yaptı. BM Genel Sekreteri, Yemen krizine siyasi çözüm bulunması için çağrıyı yineledi.
Uzmanlar, füze saldırılarının Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını derinden sarstığını belirtiyor. Suudi yönetimi, 2015'ten bu yana Yemen'de askeri operasyonlar yürütüyor ancak Husilerin füze kapasitesi tamamen yok edilebilmiş değil. Saldırılar, bölgede tansiyonu yükseltiyor ve Körfez ülkelerini güvenlik iş birliğini artırmaya itiyor.
Petrol fiyatları, saldırı haberinin ardından hafif dalgalandı. Ancak piyasalar, arzda bir kesinti olmadığı için büyük bir tepki vermedi. Yine de Orta Doğu'daki istikrarsızlık, küresel enerji güvenliği açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olarak kritik bir konumda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alırken, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi gözetiyor. Riyad'a yapılan füze saldırısı, Körfez'de güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin bölgesel istikrar çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, enerji arz güvenliği ve ticaret yollarının korunması Türkiye'nin ekonomik çıkarları açısından önem taşıyor. Türkiye, Husilerin saldırılarını kınarken, İran ile diyaloğu sürdürerek gerilimin düşürülmesi için çaba gösterebilir. Bölgesel tırmanma, Türkiye'nin Orta Doğu'daki arabuluculuk rolünü de test edecek.