Suudi Arabistan, başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın iki terminalini Pazar günü yeniden faaliyete geçirdiğini açıkladı. Ancak Yemen'deki İran destekli Husi milisleri, havalimanını "askeri hedef" olarak nitelendirerek saldırılarına devam edeceklerini duyurdu. Bu gelişme, Suudi Arabistan'ın kritik altyapısına yönelik artan tehditlerin gölgesinde gerçekleşti.
Havalimanı Operasyonları Kısmen Normale Döndü
Reuters'ın haberine göre, Suudi yetkililer Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndaki 1. ve 2. terminallerin yolcu kabul etmeye başladığını bildirdi. Havalimanı, geçtiğimiz günlerde Husi milislerinin füze ve insansız hava aracı saldırıları nedeniyle kısmen kapatılmıştı. Yetkililer, terminallerde güvenlik önlemlerinin artırıldığını ve operasyonların kontrollü şekilde yürütüldüğünü belirtti. Ancak havalimanının tam kapasiteyle çalışıp çalışmadığına dair net bir bilgi verilmedi.
Husi milislerinin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı açıklamada, Riyad Havalimanı'nın "askeri bir hedef" olduğunu ve saldırıların süreceğini söyledi. Saree, "Düşman Suudi rejimi, havalimanını sivil amaçlı göstermeye çalışsa da burası askeri operasyonlar için kullanılıyor" iddiasında bulundu. Suudi Arabistan ise bu iddiaları reddederek havalimanının tamamen sivil olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, Husi milislerinin son dönemde artırdığı saldırıların Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerinde zafiyet olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Suudi Arabistan, ABD ve diğer müttefiklerinden Patriot ve THAAD sistemleri tedarik etmiş olsa da, Husi saldırılarına karşı tam bir koruma sağlayamıyor. Bu durum, körfez ülkelerinin güvenlik algısını da etkiliyor.
Bölgesel Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husi milisleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine karşı mücadele ediyor. Koalisyon, meşru Yemen hükümetini desteklemek amacıyla 2015'te operasyonlara başlamıştı. Ancak savaş, bölgede büyük bir insani krize yol açtı ve Husi milisleri zamanla Suudi Arabistan'ın iç bölgelerine kadar saldırı düzenleyebilecek kapasiteye ulaştı.
Son saldırılar, Suudi Arabistan'ın ekonomik merkezi ve başkenti Riyad'a yönelik olduğu için ayrı bir önem taşıyor. Daha önce Husi saldırıları genellikle sınır bölgeleri veya güneydeki tesisleri hedef alırken, Riyad'a yönelik saldırılar Suudi yönetiminin prestijini zedeliyor. ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer körfez ülkeleri, Husi saldırılarını kınarken, İran'ı milisleri silahlandırmakla suçluyor. Tahran ise bu suçlamaları reddediyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın sona erdirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunsa da kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatıyor. Ancak Husi milislerinin sivil tesisleri hedef alması, bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden oluyor.
Suudi Arabistan'ın havalimanını kısmen açması, ülkenin ekonomik ve sosyal hayatı normale döndürme çabası olarak yorumlanıyor. Ancak Husi tehditlerinin sürmesi, uluslararası havayolu şirketlerinin ve yolcuların güvenlik endişelerini artırabilir. Bazı havayolları, Riyad'a uçuşlarını askıya almış veya seferlerini azaltmış durumda. Suudi yetkililer, havalimanının güvenli olduğunu ve uçuşların sorunsuz sürdüğünü savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırıları, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomi politikalarını yakından ilgilendiriyor. Riyad Havalimanı'na yönelik tehditler, körfez bölgesindeki istikrarsızlığın derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Ancak bölgedeki çatışma ortamı, Türk müteahhitlik firmalarının ve ihracatçıların faaliyetlerini riske atabilir. Ayrıca enerji arz güvenliği ve ticaret yolları açısından da risk oluşturuyor. Türkiye, Yemen'de siyasi çözüm için diplomatik çabalarını sürdürürken, Husi saldırılarının durdurulması için İran ile diyalog kanallarını kullanabilir. Bölgesel istikrar, Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları için kritik önemde.