RIYAD, 2 Ekim - Suudi Arabistan, İran destekli Husi militanlara karşı Yemen'de kapsamlı bir askeri saldırı planlıyor. Bölgesel ve Batılı yetkililerin Reuters'a aktardığına göre Riyad, Kızıldeniz'deki deniz ticaret yolunu güvence altına almak için kıyı şeridine yönelik bir harekât ya da çok cepheli bir saldırı seçeneklerini masada tutuyor. Bu gelişme, Husilerin Kızıldeniz'deki uluslararası deniz trafiğini aylardır hedef alması ve küresel ticarette ciddi aksamalara yol açmasının ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Suudi Arabistan'ın söz konusu askeri hazırlığı, Yemen'de yıllardır süren çatışmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Husiler, 2023 sonlarından bu yana Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı olduğunu iddia ettikleri ticari gemilere yönelik saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar, küresel deniz taşımacılığının yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği Babu'l-Mendep Boğazı'nda güvenlik riskini artırdı ve birçok armatörü Afrika'nın güneyine uzanan daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendirdi.
Reuters'a konuşan yetkililer, Suudi liderliğinin askeri seçenekler üzerinde çalıştığını ancak nihai kararın henüz verilmediğini belirtiyor. Değerlendirilen planlar arasında, Husi kontrolündeki kıyı bölgelerine yönelik sınırlı bir kara harekâtı ile liman kentlerinin ele geçirilmesi ve böylece deniz saldırı kapasitesinin kırılması yer alıyor. Bir diğer seçenek ise Yemen'in iç kesimlerinde farklı cephelerden eşzamanlı operasyonlar düzenlemek.
Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'de İran destekli Husilere karşı askeri bir koalisyona liderlik ediyor. Ancak yıllar süren çatışmalar, Suudi ekonomisi üzerinde ağır bir yük oluşturdu ve Riyad, 2022'de Husilerle geçici bir ateşkes sağlamıştı. Bu ateşkes büyük ölçüde korunurken, Husilerin deniz saldırıları Suudi Arabistan'ın güvenlik kaygılarını yeniden alevlendirdi. Riyad, aynı zamanda ülkenin güney sınırına yakın bölgelerden gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarına da maruz kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kızıldeniz, Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin can damarı konumunda. Husi saldırıları nedeniyle birçok gemi rotasını değiştirmek zorunda kaldı; bu da nakliye maliyetlerini ve sürelerini artırarak küresel enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. ABD ve İngiltere, Husilere karşı zaman zaman hava saldırıları düzenlese de bu operasyonlar kalıcı bir çözüm sağlamadı. Suudi Arabistan'ın olası bir kara harekâtı, bölgesel dengeleri önemli ölçüde etkileyebilir.
İran, Husileri desteklediğini açıkça kabul etmese de bölgedeki vekil güçler üzerinden nüfuzunu koruyor. Suudi Arabistan ile İran arasında 2023'te Çin'in arabuluculuğuyla sağlanan normalleşme süreci, Yemen'deki çatışmanın geleceği açısından kritik bir faktör. Riyad'ın askeri bir operasyona girişmesi, Tahran ile ilişkileri yeniden gerginleştirebilir.
Öte yandan Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Yemen'de zaten dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığına dikkat çekiyor. Yeni bir geniş çaplı saldırı, milyonlarca sivilin durumunu daha da kötüleştirebilir. Suudi Arabistan'ın askeri adımı, diplomatik çözüm arayışlarını da sekteye uğratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kızıldeniz ve Babu'l-Mendep Boğazı'ndaki istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Türk ihracatının önemli bir kısmı Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz üzerinden Asya ve Afrika pazarlarına ulaşıyor; Husi saldırıları nedeniyle artan nakliye maliyetleri ve gecikmeler Türk ticaretini olumsuz etkiliyor. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki insani krizin derinleşmesinden endişe duyuyor ve bölgesel istikrarın korunması için diplomatik çabalara destek veriyor. Suudi Arabistan'ın olası askeri operasyonu, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor.