Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husi isyancılarla süren çatışmasında füze önleyici stoklarının tükenmeye başladığı ve bölgesel ile Batılı müttefiklerden yardım talep ettiği öğrenildi. İki bölgesel yetkili, çarşamba günü yaptığı açıklamada Riyad'ın Fransa, İngiltere, Pakistan ve Mısır'a hava savunma sistemleri konuşlandırmaları çağrısında bulunduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın, İran destekli Husilerin artan füze ve insansız hava aracı saldırıları karşısında savunma kapasitesini güçlendirmek için harekete geçtiği ifade ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Yemen Savaşı ve Husi Tehdidi
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından bu yana Yemen'de İran destekli Husi hareketine karşı askeri operasyon yürütüyor. Husi güçleri, zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz kıyısındaki stratejik tesislere balistik füze ve İHA saldırıları düzenliyor. Son dönemde saldırıların yoğunluğu ve menzili arttı; Husiler, Suudi petrol rafinerilerini ve askeri üsleri hedef alarak bölgesel güvenliği tehdit ediyor.
Suudi Arabistan, bu saldırıları püskürtmek için büyük ölçüde Amerikan yapımı Patriot hava savunma sistemleri ve diğer önleyici füzeleri kullanıyor. Ancak yetkililere göre, uzun süren çatışma ve yoğun füze salvoları nedeniyle önleyici stokları kritik seviyeye indi. Riyad, hem kendi topraklarını hem de koalisyon güçlerini korumakta zorlanıyor. Bu nedenle Fransa, İngiltere, Pakistan ve Mısır'dan hava savunma desteği istenmesi, savaşın seyrini değiştirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın önleyici füze sıkıntısının arkasında yatan nedenler arasında tedarik zinciri sorunları, yüksek maliyetler ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını gözden geçirmesi gibi faktörleri sıralıyor. Ayrıca, Husi saldırılarının sıklığı ve çeşitliliği karşısında mevcut savunma sistemlerinin yetersiz kaldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran-ABD Gerginliği ve Vekalet Savaşları
Yemen'deki çatışma, Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının en görünür cephelerinden biri. Husiler, İran'dan askeri ve finansal destek almakla suçlanıyor; Tahran ise bu iddiaları reddediyor. Suudi Arabistan'ın müttefiklerinden yardım istemesi, bölgesel güç dengesini etkileyebilir. Fransa ve İngiltere, Suudi Arabistan'a silah satışı yapan ülkeler arasında yer alıyor ve bu ülkelerin olası askeri konuşlandırması, Batı'nın Yemen savaşına doğrudan müdahil olması anlamına gelebilir.
Pakistan ve Mısır ise bölgesel güçler olarak Suudi Arabistan'a askeri destek sağlama potansiyeline sahip. Pakistan'ın Suudi Arabistan ile yakın savunma işbirliği bulunuyor ve geçmişte Yemen'e asker göndermeyi değerlendirmişti. Mısır ise Kızıldeniz'in güvenliği ve Süveyş Kanalı'nın korunması açısından kritik bir aktör. Bu ülkelerin vereceği destek, Husilere karşı caydırıcılığı artırabilir ancak aynı zamanda savaşı tırmandırabilir ve İran'ın tepkisini çekebilir.
ABD'nin tutumu da belirleyici. Washington, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlasa da doğrudan çatışmaya girmekten kaçınıyor. Joe Biden yönetimi, Yemen savaşını sona erdirme çağrıları yapmış ve Suudi Arabistan'a yönelik bazı silah satışlarını askıya almıştı. Ancak Husilerin son saldırıları, ABD'nin bölgedeki müttefiklerinin güvenliği için daha fazla angajmanı gündeme getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan'ın füze savunma sıkıntısı ve müttefiklerinden destek arayışı, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, Yemen krizinde taraf olmaktan kaçınsa da Suudi Arabistan ile savunma sanayii işbirliğini derinleştirme potansiyeline sahip. Türk yapımı İHA ve hava savunma sistemleri, Suudi Arabistan'ın ihtiyaç duyduğu alanlarda alternatif olabilir. Öte yandan, çatışmanın tırmanması Kızıldeniz ve Bab-el Mendeb Boğazı'nda ticari gemilerin güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin deniz ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın bölgedeki nüfuzunun artması, Türkiye'nin Güney Kafkasya ve Orta Doğu'daki çıkarlarıyla çelişebilir. Bu nedenle Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak Yemen'de siyasi çözüm için çaba göstermeli ve savunma sanayii işbirliklerini dengeli bir şekilde yürütmeli.