Suudi Arabistan, Yemen'deki Husi isyancıların başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği ve en az 14 kişinin ölümüne, 300'den fazla kişinin yaralanmasına yol açan saldırının ardından "ciddi" bir karşılık verme tehdidinde bulundu. Husiler saldırıyı üstlendi. Olay, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'deki operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde tansiyonu yeniden yükseltti.
Gelişmenin Arka Planı
Suudi yetkililer, saldırının balistik füze veya insansız hava aracıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Havalimanındaki hasar ve can kaybına ilişkin ayrıntılar netleşmezken, Husiler saldırının Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik hava operasyonlarına misilleme olduğunu açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü, saldırının "meşru müdafaa" kapsamında olduğunu savundu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırının "sivilleri hedef aldığı" vurgulandı ve "bu saldırının cevapsız kalmayacağı" ifade edildi. Açıklamada, "Husi milislerinin bu tür eylemleri, Yemen halkının çıkarlarına hizmet etmiyor" denildi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, saldırının ardından Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik hava operasyonlarını yoğunlaştırdı.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi, taraflara itidal çağrısında bulunarak, "sivillere yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır" dedi. Ancak BM'nin çağrısına rağmen çatışmaların şiddetlenmesi endişesi devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Mart 2015'te Husi hedeflerine yönelik hava operasyonlarına başlamasıyla bölgesel bir krize dönüştü. Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteklediği Yemen hükümet güçlerine karşı savaşıyor. İran'ın Husileri desteklediği iddia edilirken, Tahran bu suçlamaları reddediyor.
Riyad Havalimanı'na yapılan saldırı, Suudi Arabistan'ın güvenlik algısında önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Daha önce de Husiler, Suudi topraklarına yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlemişti. Bu saldırı, havalimanı gibi kritik bir altyapının hedef alınması nedeniyle uluslararası havacılık güvenliği açısından da endişe yarattı.
ABD ve Birleşik Krallık, saldırıyı kınayarak Suudi Arabistan'a destek mesajı verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Husilerin sivillere yönelik saldırıları kabul edilemez" dedi. Ancak insan hakları örgütleri, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki hava operasyonlarında sivil kayıplara yol açtığını belirterek, taraflara sivil halkı koruma çağrısı yapıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen'deki savaşta bugüne kadar 100 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi ve ülke dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Riyad saldırısı, zaten kırılgan olan ateşkes çabalarını da baltalayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraflara diyalog çağrısı yaparken, Suudi Arabistan ile ilişkilerini de dengelemeye çalışıyor. Riyad Havalimanı'na yapılan saldırı, bölgesel tansiyonu artırarak Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından risk oluşturabilir. Türkiye, Husilerin sivillere yönelik saldırılarını kınamakla birlikte, Yemen'deki insani krizin sona ermesi için siyasi çözümün önemine vurgu yapıyor. Saldırı, Türkiye'nin Ortadoğu'da arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir ve bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebilir.