Suudi Arabistan, pazar akşamı ülkenin doğusundaki Dammam kentinde bulunan King Fahd Uluslararası Havalimanı'nın saldırıya uğradığını açıkladı. Yemen'deki Husiler ise Suudi Arabistan'daki iki havalimanına ve büyük petrol tesislerine saldırı düzenlediklerini iddia etti. Suudi Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA), saldırıda hasar meydana geldiğini belirtti ancak ayrıntı vermedi. Olay, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşti.
Husilerin saldırıları ve Suudi Arabistan'ın açıklaması
Husi grubunun askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'daki iki havalimanı ve petrol tesislerine insansız hava araçları ve füzelerle saldırı düzenlediklerini duyurdu. Saree, saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik ablukası ve saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söyledi. Hedefler arasında Dammam'daki King Fahd Uluslararası Havalimanı ve ülkenin güneyindeki Abha Havalimanı ile petrol devi Saudi Aramco'ya ait tesislerin bulunduğu belirtildi. Suudi yetkililer, saldırıların sivil halkı hedef aldığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguladı. GACA, Dammam Havalimanı'ndaki hasarın boyutunu açıklamazken, uçuşların aksayıp aksamadığına dair bilgi verilmedi.
Husiler, geçmişte de Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve petrol altyapısına yönelik benzer saldırılar düzenlemişti. 2019 yılında Abqaiq ve Khurais petrol tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarında ani bir artışa neden olmuştu. Bu son saldırı, Yemen'deki iç savaşın bölgesel etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından bu yana Yemen'de Husi güçlerine karşı operasyonlar düzenliyor. Husi saldırıları, Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini artırırken, küresel petrol arz güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Dammam, Suudi Arabistan'ın en büyük petrol sahalarına ve ihracat terminallerine ev sahipliği yapıyor. Saldırıların petrol altyapısına zarar vermesi halinde, dünya petrol piyasalarında dalgalanma yaşanabilir. Uluslararası toplum, saldırıları kınayarak taraflara itidal çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmanın siyasi çözümünü desteklediğini yineledi. ABD, Suudi Arabistan'ın güvenliğine bağlı olduğunu açıkladı. İran ise Husileri desteklemekle suçlanıyor, ancak Tahran yönetimi bu iddiaları reddediyor.
Saldırılar, Körfez'deki gerilimi artırırken, diplomatik çabaları da zora sokuyor. Suudi Arabistan ve Husiler arasında Birleşmiş Milletler gözetiminde yürütülen barış görüşmeleri sürüyor ancak somut bir ilerleme kaydedilemedi. Uzmanlar, saldırıların müzakere sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son dönemde normalleştirme çabası içinde. Dammam'a yapılan saldırı, bölgesel istikrarı tehdit ederek Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerindeki riskleri artırabilir. Türkiye, hem Suudi Arabistan hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütüyor; Husilerin saldırıları Yemen'deki krizin çözümünü zorlaştırıyor. Ankara, Yemen'de siyasi çözümü destekliyor ve Suudi Arabistan'ın güvenliğine önem veriyor. Petrol fiyatlarındaki olası dalgalanma, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini yükselterek ekonomik baskıyı artırabilir. Ayrıca, saldırıların Körfez'de tırmanması, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü güçleştirebilir. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak tarafları itidale davet etmeli.