Yemen'deki Husi isyancıları, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Uluslararası Kral Halid Havalimanı'na yeni bir saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu ve havayollarını Suudi hava sahasını kullanmamaları konusunda uyardı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon saldırıyı doğrularken, havalimanında hasar meydana geldiği ancak can kaybı olmadığı bildirildi. Saldırı, Yemen savaşında tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Husi'lerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, saldırının insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirildiğini ve havalimanındaki askeri hedefleri vurduğunu iddia etti. Saree, "Riyad Havalimanı'nı vurduk ve havayollarına Suudi hava sahasını kullanmamaları çağrısında bulunuyoruz" dedi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon sözcüsü Turki al-Maliki ise saldırının bir İHA ile yapıldığını, havalimanında maddi hasar oluştuğunu ancak can kaybı yaşanmadığını belirtti. Al-Maliki, saldırının uluslararası havacılık güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı.
Bu, Husi'lerin son aylarda Riyad'a yönelik düzenlediği ilk saldırı değil. Geçtiğimiz yıl da benzer saldırılar olmuş, Suudi hava savunma sistemleri bazılarını engellemişti. Ancak bu son saldırı, Husi'lerin ateş gücünü ve Suudi topraklarına ulaşma kapasitesini göstermesi açısından önemli. Yemen'de 2015'ten bu yana süren çatışmalarda Husi'ler, Suudi Arabistan ve müttefiklerine karşı çeşitli saldırılar düzenliyor. Suudi Arabistan ise Husi'leri İran'ın desteklediği bir vekil güç olarak görüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Körfez bölgesinde havacılık güvenliği endişelerini artırdı. Uluslararası havayolları, Suudi hava sahasını kullanma konusunda zaten temkinli davranıyordu; bu uyarı sonrası bazı şirketlerin rotalarını değiştirebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, Husi'lerin sivil havacılığı hedef almasının uluslararası hukuk açısından da sorun oluşturduğunu ifade ediyor. Öte yandan, saldırı Yemen'deki barış görüşmelerini de olumsuz etkileyebilir. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan, saldırıya misilleme olarak Yemen'deki Husi hedeflerine hava saldırıları düzenledi. Koalisyon güçleri, Sanaa ve diğer bölgelerde Husi askeri noktalarını vurdu. Bu karşılıklı saldırılar, bölgede istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor. ABD ve Batılı ülkeler, Husi saldırılarını kınarken, İran'a da Husi'leri desteklememe çağrısı yapıyor. Ancak İran, Husi'lere askeri destek verdiği iddialarını reddediyor.
Uzmanlar, Husi'lerin bu tür saldırılarla Suudi Arabistan'ı güvenlik açısından zor durumda bırakmayı ve Yemen savaşında pazarlık gücünü artırmayı hedeflediğini belirtiyor. Suudi Arabistan'ın ekonomik olarak da zorlandığı bir dönemde, bu saldırılar yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de havacılık güvenliği konusunda endişeli.
Husi'lerin elindeki İHA teknolojisinin İran kaynaklı olduğu düşünülüyor. Son yıllarda Husi'ler, Suudi Arabistan'ın iç bölgelerine kadar uzanan saldırılar gerçekleştirebiliyor. Bu durum, Suudi hava savunma sistemlerinin etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Suudi Arabistan, savunma harcamalarını artırarak bu tehdidi bertaraf etmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraflarla diyalog kuran ve insani yardım sağlayan bir aktör. Riyad Havalimanı'na yapılan saldırı, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin Körfez'deki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türk havayolları bölgede geniş bir uçuş ağına sahip; Suudi hava sahasındaki güvenlik endişeleri, Türk sivil havacılığını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Yemen'deki barış çabalarına verdiği destek, bu tür saldırılarla zayıflayabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran ile dengeli ilişkiler yürütüyor; ancak Husi saldırıları, bölgesel gerilimi tırmandırarak Türk dış politikasını zorlayabilir. Enerji arz güvenliği ve ticaret yolları açısından da gelişmeler yakından izlenmeli.