Suudi Arabistan Merkez Bankası'nın (SAMA), Çin'in sınır ötesi ödemelerde dolar bağımlılığını azaltma hedefiyle kurduğu çok taraflı para platformundan geçen yıl sessizce çekildiği ortaya çıktı. Karar, Riyad'ın hem ABD ile güvenlik ortaklığını koruma hem de Pekin ile ekonomik bağlarını derinleştirme çabası arasındaki hassas dengenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Çin liderliğindeki platform, uluslararası ticarette yerel para birimlerinin kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
Platformun Arka Planı ve Çin'in Stratejisi
Çin Merkez Bankası (PBOC) tarafından desteklenen ve çok taraflı merkez bankası dijital para birimi (mCBDC) köprüsü olarak bilinen girişim, ülkeler arası ödemelerde aracı bankalara ve dolar sistemine olan ihtiyacı azaltmayı hedefliyor. Proje, uluslararası takas için ortak bir dijital altyapı oluşturarak işlem maliyetlerini düşürmeyi ve ABD dolarının küresel hakimiyetini kırmayı amaçlıyor.
Suudi Arabistan, 2023 yılında platforma katılan ilk büyük petrol ihracatçısı ülkelerden biri olarak dikkat çekmişti. Ancak SAMA'nın 2024 yılında platformdan ayrıldığı, konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadan yalnızca teknik düzeyde bilgilendirme ile duyuruldu. Reuters'a konuşan kaynaklar, çekilme kararının doğrudan ABD'den gelen bir baskıdan kaynaklanmadığını, ancak Riyad'ın Washington ile ilişkilerini riske atmamak için temkinli davrandığını belirtiyor.
Çin'in hamlesi, ekonomik işbirliğini derinleştirmek ve küresel finans mimarisinde söz sahibi olmak isteyen ülkeler için cazip bir alternatif sunuyor. Ancak Suudi Arabistan gibi ABD ile savunma anlaşmaları ve petrol ticareti dolar üzerinden yürüyen ülkeler için bu tür bir platforma katılmak ciddi jeopolitik riskler taşıyor.
Riyad'ın İkilemi: ABD mi Çin mi?
Suudi Arabistan, dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı olarak küresel enerji piyasalarında belirleyici bir role sahip. Ülkenin ekonomik güvenliği büyük ölçüde ABD doları cinsinden petrol satışına ve ABD ile olan güvenlik işbirliğine dayanıyor. Öte yandan Veliaht Prens Muhammed bin Selman yönetimindeki Riyad, Çin ile ticaret hacmini artırmış ve Kuşak-Yol Projesi kapsamında önemli altyapı yatırımlarına imza atmış durumda.
Ancak Çin'in dijital para platformu gibi adımlar, ABD'nin küresel finansal sistemdeki liderliğine meydan okuma potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan'ın çekilme kararı, ABD Hazine Bakanlığı'nın dolara alternatif oluşumlara karşı uyarılarını ve olası yaptırım tehditlerini akıllara getiriyor. Bu tür platformlara katılan ülkelerin ABD finansal sisteminden dışlanma riskiyle karşılaşabileceği yönünde analizler mevcut.
Ayrıca, Suudi Arabistan'ın çekilmesi, Çin'in petrodolar sistemine yönelik en iddialı girişimlerinden birine darbe vurmuş durumda. Projenin başarısı için büyük petrol üreticilerinin katılımı kritik önem taşıyordu. Riyad'ın ayrılması, diğer körfez ülkeleri üzerinde de caydırıcı bir etki yaratabilir.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Suudi Arabistan'ın kararı, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayıp küresel finansal mimarideki güç mücadelesinin bir yansıması olarak okunmalı. Çin, son yıllarda dijital yuanı yaygınlaştırmak ve ticaret ortaklarıyla yerel para birimleriyle takas anlaşmaları yapmak için yoğun çaba harcıyor. Rusya, İran ve Venezuela gibi ABD yaptırımları altındaki ülkeler bu sistemlere sıcak bakıyor. Ancak Suudi Arabistan gibi Batı ile entegre ekonomiler için aynı esneklik geçerli değil.
Öte yandan, Suudi Arabistan'ın BRICS'e davet edilmesi ve Çin ile ilişkilerini geliştirmesi, Orta Doğu'da yeni bir jeopolitik denklemin habercisiydi. Ancak çekilme kararı, Riyad'ın henüz net bir blok tercihi yapmadığını ve fırsatçı bir denge politikası izlediğini gösteriyor. ABD ile savunma anlaşmaları, İsrail ile normalleşme görüşmeleri ve enerji piyasalarındaki ortak çıkarlar, Suudi yönetiminin elini kolayca Çin'e bırakmasını engelliyor.
Çin cephesinde ise bu geri adım, projenin genişleme hızını yavaşlatabilir. Ancak Pekin'in dijital para ve alternatif ödeme sistemleri konusundaki kararlılığı sürüyor. Uzun vadede, dolar karşıtı ittifak arayışları devam edecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan'ın Çin liderliğindeki dijital para platformundan çekilmesi, Türkiye'nin küresel finansal sistemdeki konumunu yakından ilgilendiriyor. Türkiye, son yıllarda yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif ödeme sistemleri konusunda adımlar atıyor; Çin ile yapılan swap anlaşmaları ve Kuşak-Yol Projesi kapsamındaki işbirliği bu çerçevede değerlendirilebilir. Riyad'ın çekilmesi, ABD baskısının dolara alternatif arayışları üzerindeki caydırıcılığını gösteriyor. Türkiye için bu gelişme, benzer platformlara katılımın getirebileceği riskleri ve fırsatları yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın denge politikası, Türkiye'nin bölgesel ekonomik işbirliklerinde izleyebileceği stratejilere örnek teşkil edebilir.