Suriye'de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaşta yüz binlerce kişi kayboldu. Bu kayıpların akıbetinin belirlenmesi ve ailelerine adalet sağlanması amacıyla kurulan Suriye Bağımsız Kayıp Kişiler Kurumu'nun (IIMP) başkanı, geçmişteki benzer süreçlerden alınacak dersler ışığında anlamlı bir adalet mekanizması için kapsamlı bir analiz ve öneriler sundu. Raporda, kayıp kişilerin bulunması, kimliklendirilmesi ve ailelerine bilgi verilmesi sürecinde uluslararası deneyimlerin rehber alınması gerektiği vurgulanıyor.
Geçmişten Gelen Deneyimler
IIMP Başkanı, Bosna-Hersek, Ruanda ve Şili gibi ülkelerdeki kayıp kişi süreçlerinin Suriye için önemli dersler içerdiğini belirtti. Özellikle Bosna Savaşı'ndan sonra uygulanan toplu mezarların açılması, DNA analizi ve ailelere psikososyal destek mekanizmalarının Suriye'ye uyarlanabileceğini ifade etti. Kurum, şu ana kadar binlerce kayıp vakasını belgelemiş olsa da, güvenlik riskleri, siyasi kısıtlamalar ve lojistik zorluklar nedeniyle çalışmaların yavaş ilerlediği kaydediliyor.
Başkan ayrıca, kayıp kişilerin bulunmasının sadece insani bir mesele değil, aynı zamanda hesap verebilirlik ve barış inşası sürecinin de kritik bir parçası olduğunu vurguladı. Ailelerin çoğu yıllardır sevdiklerinin akıbetini bilmeden yaşamakta ve bu durum toplumsal travmayı derinleştirmektedir. IIMP, tüm tarafların iş birliği yapması halinde kayıp vakalarının çözümünde önemli ilerleme kaydedilebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye'deki kayıp kişiler meselesi sadece ülke içinde değil, bölgesel ve uluslararası düzeyde de yankı buluyor. Türkiye, Lübnan, Ürdün gibi komşu ülkelerde yaşayan Suriyeli mülteci aileler de kayıp yakınlarını arıyor. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi gibi kuruluşlar, kayıp kişilerin bulunması için teknik destek sağlıyor. Ancak siyasi çözümün olmaması ve Beşşar Esed rejiminin iş birliği yapmaması, süreci sekteye uğratıyor. Ayrıca, IŞİD ve diğer silahlı grupların kontrolündeki bölgelerdeki toplu mezarların tespiti ve güvenli şekilde açılması büyük risk taşıyor. Uluslararası toplum, Suriye'deki kayıp kişiler meselesine daha fazla kaynak ayırmaya ve siyasi baskıyı artırmaya çağrılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'deki çatışmaların başından bu yana yaklaşık 3,6 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu mültecilerin birçoğunun kayıp yakınları bulunuyor. IIMP'nin çalışmaları, Türkiye'deki Suriyeli aileler için de umut ışığı olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kuzey Suriye'deki askeri varlığı ve bölgede oluşturduğu güvenli bölgeler, kayıp kişilerin aranması için lojistik fırsatlar sunuyor. Ancak bu konuda etkili bir iş birliği için Türkiye'nin hem Suriye yönetimi hem de uluslararası aktörlerle koordinasyonu artırması gerekiyor. Kayıp kişiler meselesi, Türk dış politikasında insani boyutu öne çıkaran bir unsur olarak değerlendirilebilir.