Pew Araştırma Merkezi tarafından 2025 yılı başında yayımlanan kapsamlı bir kamuoyu araştırması, uluslararası algıda tarihi bir değişime işaret ediyor. 20 farklı ülkede yapılan ankete göre, Çin Halk Cumhuriyeti ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'ni geride bırakarak küresel beğeni sıralamasında zirveye yerleşti. Ankete katılan ülkelerdeki bireylerin yaklaşık yarısı (yüzde 48) Çin'e olumlu bakarken, ABD için bu oran yalnızca yüzde 36'da kaldı. Bu sonuçlar, Pekin'in son yıllarda artan diplomatik ve ekonomik hamlelerinin küresel kamuoyu nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor.
Gelişmenin arka planı: Anketin metodolojisi ve bulgular
Pew Araştırma Merkezi, 9 Ocak - 25 Şubat 2025 tarihleri arasında 20 ülkede yüz yüze ve telefonla görüşmeler yoluyla veri topladı. Ankete katılan ülkeler arasında Kanada, Fransa, Almanya, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Brezilya, Meksika, Hindistan, Endonezya, Nijerya, Kenya ve Türkiye gibi farklı kıtalardan ülkeler yer aldı. Katılımcılara "Çin hakkında olumlu mu yoksa olumsuz mu düşünüyorsunuz?" sorusu yöneltildi.
Sonuçlara göre, Çin lehine en yüksek oranlar Nijerya (yüzde 72), Kenya (yüzde 70) ve Endonezya'da (yüzde 68) kaydedildi. ABD ise en yüksek beğeniyi yüzde 70 ile Güney Kore'de alırken, onu yüzde 65 ile Filipinler izledi. Ancak, ABD'nin Batı Avrupa'daki geleneksel müttefiklerinde (Fransa, Almanya, İspanya) beğeni oranı yüzde 40'ın altına düştü. Türkiye'de ise Çin'e olumlu bakanların oranı yüzde 38, ABD'ye olumlu bakanların oranı yüzde 24 olarak belirlendi.
Ankette dikkat çeken bir diğer bulgu, Çin'in ekonomik gücü ve altyapı yatırımlarının (Kuşak ve Yol Projesi) özellikle gelişmekte olan ülkelerde olumlu algıyı artırdığı yönünde. Buna karşılık, ABD'nin askeri müdahaleleri ve ticaret savaşları, birçok ülkede güven kaybına neden oldu.
Bölgesel ve küresel boyut: Güç dengeleri değişiyor
Pew anketi, yalnızca bir kamuoyu yoklaması olmanın ötesinde, küresel güç dengelerindeki kaymayı da gözler önüne seriyor. Çin, son on yılda diplomatik temsilcilik sayısını artırmış, Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlarda daha fazla söz sahibi olmuş, ayrıca COVID-19 salgını sırasında aşı yardımları ve sağlık ekipmanı desteğiyle pek çok ülkede takdir toplamıştı.
Öte yandan, ABD'nin uluslararası itibarı, özellikle Afganistan'dan çekilme sürecindeki kaotik görüntüler, İran ve Kuzey Kore ile yürütülen başarısız diplomasi girişimleri ve iç siyasetteki kutuplaşma nedeniyle darbe aldı. Ukrayna-Rusya savaşında ABD'nin lider rolü üstlenmesi bazı ülkelerde takdir edilse de, savaşın ekonomik maliyetleri (enflasyon, enerji krizi) birçok hükümeti zor durumda bıraktı.
Ankette ayrıca Çin'in teknoloji alanındaki ilerlemesi (5G, yapay zeka, hibrit araçlar) ve iklim değişikliğiyle mücadelede taahhütlerini yerine getirmesi olumlu algıyı besleyen faktörler arasında sayıldı. Buna karşın, ABD'nin Çin'e karşı uyguladığı teknoloji yaptırımları ve ticari kısıtlamalar, bazı ülkelerde ABD'yi agresif bir güç olarak resmetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pew anketi, Türkiye'nin dış politika tercihleri açısından da önemli sinyaller veriyor. Türk kamuoyunda Çin'e yönelik olumlu algı yüzde 38 ile ABD'ye göre daha yüksek. Bu durum, Türkiye'nin son yıllarda Çin ile geliştirdiği ekonomik işbirliği (Kuşak ve Yol kapsamındaki projeler, ticaret hacmi) ve siyasi diyaloğun bir yansıması olarak okunabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde S-400 krizi, Suriye politikası ve F-35 programından çıkarılma gibi sorunlar yaşarken, Çin ile daha dengeli bir ilişki kurmaya çalışıyor. Anket sonuçları, Türkiye'nin çok yönlü dış politika stratejisini destekler nitelikte. Ancak, Çin'in yükselişi karşısında ABD'nin gerilemesi, Ankara için denge politikasını daha karmaşık hale getirebilir. Türkiye, her iki ülkeyle de stratejik ortaklıklarını sürdürürken, kendi çıkarlarını korumak için esnek bir diplomasi izlemek zorunda kalacak.