Suriye hükümeti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye topraklarına 'yasa dışı' girişini şiddetle kınadı. Şam yönetimi, bu eylemin uluslararası hukuku ve Suriye'nin egemenliğini açıkça ihlal ettiğini belirtti. Kınama, Netanyahu'nun İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'ne yaptığı ziyaretin ardından geldi. Suriye, Golan Tepeleri'ni kendi toprağı olarak kabul ediyor ve İsrail'in 1981'deki ilhakını tanımıyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz günlerde İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nde incelemelerde bulundu. Netanyahu, bölgede İsrail ordusunun mevzilerini ziyaret etti ve güvenlik yetkililerinden brifing aldı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, bu ziyareti 'provokasyon' ve 'Suriye'nin egemenliğine yönelik bir saldırı' olarak nitelendirdi. Şam, konuyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne ve Arap Birliği'ne başvuruda bulunacağını açıkladı.
Golan Tepeleri, 1967 Altı Gün Savaşı'nda İsrail tarafından işgal edilmiş, 1981'de İsrail tek taraflı olarak ilhak etmişti. Ancak uluslararası toplum, bu ilhakı hiçbir zaman tanımadı. BM Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararı, İsrail'in ilhakını geçersiz ilan etmişti. ABD Başkanı Donald Trump, 2019'da Golan Tepeleri'ndeki İsrail egemenliğini tanıyan bir kararname imzalamıştı; bu karar da uluslararası alanda geniş yankı uyandırmış ve birçok ülke tarafından reddedilmişti.
Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi, Netanyahu'nun ziyaretini 'savaş suçu' olarak nitelendirerek, İsrail'in bölgedeki ihlallerinin hesabını vermesi gerektiğini söyledi. Suriye, Arap Birliği'nden de konuyu acil olarak görüşmesini talep etti. Bu gelişme, Suriye iç savaşının ardından bölgede artan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Netanyahu'nun Golan ziyareti, İsrail'in bölgedeki askeri ve siyasi pozisyonunu pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor. İsrail, son yıllarda Suriye'deki İran bağlantılı hedeflere yönelik hava saldırılarını artırmış durumda. Bu saldırılar, İran'ın Suriye'deki askeri varlığını engellemeyi amaçlıyor. Netanyahu hükümeti, Golan Tepeleri'ni İsrail'in ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve buradaki yerleşimleri genişletme politikası izliyor.
Uluslararası hukuk açısından Golan Tepeleri, işgal altındaki Suriye toprağı olarak kabul ediliyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararları, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesini öngörüyor. Ancak İsrail, bu kararlara uymayı reddediyor. ABD'nin 2019'daki kararı, İsrail'in pozisyonunu güçlendirse de, Avrupa Birliği ve diğer aktörler Golan'ı Suriye toprağı olarak tanımaya devam ediyor.
Suriye'nin kınaması, bölgesel dengeler açısından önemli. İsrail, son dönemde Arap ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme çabasında. 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas, İsrail ile diplomatik ilişki kurdu. Ancak Suriye, İsrail ile ilişkileri normalleştirmeye sıcak bakmıyor. Suriye'nin bu kınaması, Arap dünyasında İsrail'e karşı ortak bir tavır oluşturma çabası olarak da görülebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Golan Tepeleri'nin Suriye toprağı olduğunu ve İsrail'in ilhakını tanımadığını defalarca vurgulamıştır. Netanyahu'nun Golan ziyareti, Türkiye'nin bölgedeki hassasiyetlerini artırabilir. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklemekte ve İsrail'in tek taraflı eylemlerine karşı çıkmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikasında İsrail karşıtı söylemini güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolü üstlenme çabaları açısından da bir fırsat yaratabilir. Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olsa da, Golan gibi konularda Filistin ve Suriye'nin yanında durmaya devam ediyor.