ABD yönetiminin İsrail ile çatışan Hizbullah'a karşı Suriye'yi müdahaleye zorlamasına rağmen, Şam yönetiminin Lübnan'da askeri bir maceraya girişmesi beklenmiyor. Uzmanlar, Beşar Esad rejiminin ülke içindeki kırılgan durumu, ekonomik çöküş ve Rusya'nın azalan desteği nedeniyle böyle bir adımın Suriye için ağır sonuçlar doğuracağını vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Son haftalarda, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte, Washington'un Şam üzerindeki baskısını artırdığı bildiriliyor. ABD'li yetkililer, Suriye'nin Hizbullah'a lojistik destek sağlamasını engellemek ve örgütü zayıflatmak amacıyla Esad yönetimine dolaylı mesajlar iletiyor. Ancak Şam'ın bu baskılara yanıt vermesi beklenmiyor.
Suriye iç savaşından bu yana ülke topraklarının büyük bölümü harap olmuş durumda. Beşar Esad, Rusya'nın askeri desteğiyle ayakta kalabilmişti; ancak Moskova'nın Ukrayna savaşına odaklanması, Suriye'deki askeri varlığını azaltmasına yol açtı. Bu durum, Şam'ın Lübnan'da askeri bir operasyon yürütme kapasitesini ciddi şekilde sınırlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan, yıllardır süren ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor. Hizbullah, ülkenin en güçlü silahlı gücü konumunda ve İran'ın bölgedeki en önemli vekili olarak öne çıkıyor. Suriye'nin Hizbullah'a karşı bir müdahalesi, Tahran ile Şam arasındaki stratejik ittifakı kopma noktasına getirebilir. Ayrıca, böyle bir hareket Lübnan'da iç savaşın yeniden alevlenmesine neden olabilir ve bölgesel bir felakete yol açabilir.
ABD'nin bu konudaki baskısı, Ortadoğu'da dengeleri değiştirmeyi hedefliyor; ancak Şam'ın buna yanaşması için ne askeri ne de siyasi koşullar uygun. Suriye yönetimi, önceliğini ülke içindeki yeniden inşa sürecine ve rejimin meşruiyetini pekiştirmeye vermiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığı ve sınır güvenliği nedeniyle Şam'ın olası bir Lübnan müdahalesini yakından izliyor. Böyle bir gelişme, bölgede istikrarı daha da bozarak sığınmacı akınını artırabilir ve PKK/YPG'nin pozisyonunu güçlendirebilir. Ankara, Hizbullah'ın İran'la olan bağlantısının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunsa da, Şam'ın askeri bir maceraya girmesinin sonuçlarından endişe duyuyor. Türkiye, diplomatik yollarla çözümden yana olup, bölgede yangının büyümesini istemiyor.