Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki büyükelçisi, ülkede yeni keşfedilen kimyasal mühimmatların, devrik Beşşar Esed rejiminin yıllardır gizli yürüttüğü kimyasal silah programının ortaya çıkarılmasında bir dönüm noktası olduğunu açıkladı. Büyükelçi, Suriye'nin 12 yılı aşkın süredir kimyasal silahların yol açtığı acılarla boğuştuğunu ve bugün itibarıyla ülkenin bu karanlık mirastan tamamen arınmaya kararlı olduğunu vurguladı. Keşif, Esed sonrası dönemde ülkenin silahsızlanma sürecinde kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kimyasal silahların gölgesinde bir dönem
Suriye iç savaşı boyunca Esed rejimi, sivillere karşı defalarca kimyasal silah kullanmakla suçlandı. 2013'te Şam yakınlarındaki Guta bölgesinde yüzlerce kişinin ölümüne yol açan sarin gazı saldırısı, uluslararası toplumda büyük infial yaratmıştı. Bu saldırının ardından Suriye, Rusya ve ABD'nin arabuluculuğuyla Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ne (OPCW) katılmayı ve stoklarını imha etmeyi kabul etmişti. Ancak sonraki yıllarda OPCW raporları, rejimin kimyasal silah programını tamamen tasfiye etmediğini ortaya koydu. Şimdi ise yeni keşfedilen mühimmatlar, Esed rejiminin bu taahhütlerini ihlal ettiğinin kanıtı olarak gösteriliyor.
Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, keşfin geçici hükümetin kontrolündeki bölgelerde yapılan taramalar sırasında ortaya çıktığı belirtildi. Açıklamada, 'Bu mühimmatlar, Esed rejiminin kimyasal silah programının boyutlarını ve uluslararası toplumu yanıltma çabalarını gözler önüne seriyor' ifadelerine yer verildi. Yetkililer, mühimmatların güvenli bir şekilde imha edilmesi için OPCW ve BM ile koordinasyon halinde olduklarını duyurdu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Kimyasal silah stoklarının varlığı, yalnızca Suriye'nin iç istikrarını değil, aynı zamanda bölgesel güvenliği de tehdit ediyor. Uzmanlar, bu silahların terör örgütlerinin eline geçme riskine karşı acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, keşif, Esed rejimine destek veren Rusya ve İran'ı da zor durumda bırakıyor. Moskova, Şam'ın kimyasal silah stoklarını tamamen imha ettiğini iddia etmişti; yeni bulgular bu iddiayı çürütüyor.
BM Güvenlik Konseyi'nde konuyla ilgili kapalı oturum talep eden Batılı ülkeler, Suriye'deki geçiş sürecinin kimyasal silahların tamamen ortadan kaldırılmasını da içermesi gerektiğini savunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'Esed rejiminin kimyasal silah kullanımı savaş suçu teşkil ediyor ve bu silahların yeni yönetim tarafından imha edilmesi memnuniyet verici' dedi. Suriye'deki yeni yönetim ise bu adımla uluslararası meşruiyetini güçlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'de kimyasal mühimmat keşfi, Türkiye'nin güney sınırındaki güvenlik risklerini yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, yıllardır Esed rejiminin kimyasal silah kullanımına karşı en sert tepkiyi gösteren ülkelerden biriydi. Bu gelişme, Türkiye'nin desteklediği Suriye'deki geçiş sürecinin silahsızlanma boyutunda daha etkin olmasını gerektiriyor. Ayrıca, kimyasal silahların PKK/YPG gibi terör örgütlerinin eline geçme ihtimali, Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ankara'nın OPCW ve BM nezdinde sürecin yakın takipçisi olması, hem sınır güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor.