Suriye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) İsrail'i "Ortadoğu istikrarı için en büyük tehdit" olarak nitelendirerek sert bir açıklama yaptı. Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi, İsrail'in Suriye topraklarındaki askeri varlığının bölgesel güvenliği tehdit ettiğini vurguladı. Toplantı, İsrail ve Türkiye arasında Suriye'deki asker konusunda hararetli bir tartışmaya sahne oldu.
Gelişmenin Arka Planı
BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye konulu oturum, Suriye rejiminin İsrail'e yönelik suçlamalarıyla gergin başladı. Suriye temsilcisi, İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki işgalini ve Suriye içinde düzenlediği hava saldırılarını kınayarak, bu eylemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarının sivilleri hedef aldığını öne süren Suriye, BMGK'yı İsrail'e karşı yaptırım uygulamaya çağırdı.
İsrail temsilcisi ise Suriye'nin iddialarını reddederek, İsrail'in kendini savunma hakkını kullandığını ve İran'ın Suriye'deki varlığının bölgesel istikrarı bozduğunu savundu. İsrail, Suriye topraklarında İran destekli milislerin konuşlandığını ve bunun İsrail için doğrudan tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
Tartışmanın alevlenmesine neden olan bir diğer konu ise Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığı oldu. İsrail temsilcisi, Türkiye'nin Suriye'deki askerlerini eleştirerek, bunun Suriye'nin egemenliğini ihlal ettiğini öne sürdü. Türkiye temsilcisi ise bu eleştirilere sert karşılık vererek, Türkiye'nin Suriye'deki varlığının terörle mücadele ve sınır güvenliği amacı taşıdığını, İsrail'in ise kendi işgallerini meşrulaştırmaya çalıştığını belirtti. Türkiye, İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki işgalini hatırlatarak, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını kınadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM Güvenlik Konseyi'ndeki bu tartışma, Suriye iç savaşının ardından bölgede artan gerilimin bir yansıması. İsrail, son yıllarda Suriye'de İran bağlantılı hedeflere yönelik hava saldırılarını sıklaştırdı. Suriye ise İsrail'in bu saldırılarını toprak bütünlüğüne tecavüz olarak görüyor.
Öte yandan Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG'ye karşı operasyonlar düzenliyor ve bu bölgede askeri varlık bulunduruyor. Türkiye'nin varlığı, Suriye rejimi ve İsrail tarafından farklı gerekçelerle eleştiriliyor. İsrail, Türkiye'nin Suriye'deki askeri faaliyetlerini İran'ın bölgedeki etkisini dengelemek için bir fırsat olarak görürken, Suriye rejimi Türkiye'yi işgalci olarak nitelendiriyor.
BM Güvenlik Konseyi'ndeki bu gerilim, uluslararası toplumun Suriye krizine yönelik tutumundaki bölünmüşlüğü gözler önüne seriyor. Rusya ve Çin, Suriye rejimini desteklerken, ABD ve Avrupa ülkeleri İsrail'in güvenlik kaygılarını paylaşıyor. Türkiye ise hem Suriye'deki askeri varlığını korumak hem de İsrail ile ilişkilerini dengelemek arasında zor bir pozisyonda.
Uzmanlar, Suriye'nin BMGK'daki çıkışının arkasında İsrail'in bölgedeki artan saldırganlığına karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçirme amacı olduğunu belirtiyor. Ancak İsrail'in ABD gibi güçlü müttefiklere sahip olması, Suriye'nin istediği yaptırımların çıkmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'nin BMGK'da İsrail'i hedef alması ve toplantıda Türkiye-İsrail gerilimi, Türkiye'nin bölgesel konumunu doğrudan etkiliyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığını terörle mücadele kapsamında meşru görüyor; İsrail'in bu varlığı sorgulaması, Ankara ile Tel Aviv arasında yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Ayrıca Suriye rejiminin İsrail karşıtı söylemi, Türkiye'nin Suriye ile normalleşme çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye, bir yandan İsrail'in Golan işgalini tanımazken, diğer yandan İran'ın Suriye'deki etkisinden rahatsız. Bu denklemde Türkiye'nin BMGK'da sergileyeceği tutum, hem Batı ile ilişkileri hem de bölgesel ittifakları açısından kritik olacak.