Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından oluşturulan geçici parlamento, Pazar günü ilk oturumunu gerçekleştirdi. Devlet televizyonunun aktardığı bilgiye göre, meclisin temel görevi ülkenin yeni anayasasını hazırlamak ve on yıllardır süren otoriter yönetimin ardından demokrasiye geçişin altyapısını oluşturmak olacak. Suriye’nin yeni yönetimi, Esed döneminde sadece onay makamı olarak işlev gören eski meclisi feshederek yerine geçici bir yasama organı kurdu. Bu meclis, ülkenin gelecekteki siyasi sistemini şekillendirecek temel metinler üzerinde çalışacak.
Geçiş Meclisinin Oluşumu ve Yetkileri
Yeni meclis, Esed karşıtı muhalif gruplar, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız isimlerden oluşuyor. Meclisin üye sayısı ve dağılımı hakkında henüz net bir bilgi bulunmazken, temel amacın kapsayıcı bir yapı oluşturmak olduğu belirtiliyor. Geçici meclis, yeni anayasanın yanı sıra seçim yasası, siyasi partiler yasası ve yargı reformu gibi kritik düzenlemeleri de hazırlayacak. Bu sürecin, uluslararası toplumun da desteğiyle en kısa sürede tamamlanması hedefleniyor. Esed döneminde meclis, cumhurbaşkanının kararlarını onaylayan bir kurumdan ibaretti; şimdi ise gerçek bir yasama organı olarak işlev görmesi bekleniyor.
İlk oturumda, meclis başkanlığı divanı seçildi ve çalışma takvimi belirlendi. Görüşmelerin, ülkenin kuzeyindense başkent Şam’da yapılması, yeni yönetimin kontrolünü pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor. Ancak güvenlik endişeleri nedeniyle oturumların yerinin değişebileceği de ifade ediliyor. Geçici hükümet, meclisin çalışmalarının şeffaf ve katılımcı olması için bir danışma kurulu oluşturulacağını da duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye’deki bu siyasi dönüşüm, bölge ülkeleri ve küresel güçler tarafından yakından izleniyor. Özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Körfez ülkeleri, yeni yönetimle ilişkilerini normalleştirme sinyali verdi. Rusya ve İran ise Esed’in düşüşüyle birlikte Suriye’deki nüfuzlarını kaybetmiş durumda. ABD ve Avrupa Birliği, geçiş sürecini desteklediklerini ancak yeni yönetimin kapsayıcı ve demokratik olması gerektiğini vurguluyor. BM Suriye Özel Temsilcisi, geçiş meclisinin kurulmasını “olumlu bir adım” olarak nitelendirdi ancak sürecin önünde büyük zorluklar olduğunu da sözlerine ekledi. Bunların başında, ülke genelinde güvenliğin sağlanması, ekonomik krizin aşılması ve milyonlarca mültecinin geri dönüşü geliyor.
İsrail, Suriye’nin güneyindeki tampon bölgeyi kontrol altına alırken, yeni yönetimin bu konudaki tutumu merak ediliyor. Ayrıca PKK/YPG kontrolündeki kuzeydoğu bölgeleri, Şam yönetimiyle müzakerelere başlamış durumda. Bu görüşmelerin sonucu, Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından kritik öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye’deki bu siyasi gelişme, Türkiye’nin güney sınırındaki istikrar ve güvenlik açısından kritik öneme sahip. Beşşar Esed rejiminin sona ermesi, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu siyasi çözüm vizyonuna uygun bir adım. Ancak geçiş sürecinin kapsayıcı olmaması veya PKK/YPG’nin süreçten kazançlı çıkması, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını artırabilir. Öte yandan, Suriye’nin yeniden imarı ve mülteci dönüşü, Türkiye’nin üzerindeki göç yükünü azaltabilir. Türkiye, yeni yönetimle işbirliğini geliştirmeli ve anayasa yapım sürecinde Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapmalıdır. Ayrıca, PKK/YPG’nin mecliste temsil edilmesi durumunda Türkiye’nin tutumu, iki ülke ilişkilerinin seyrini etkileyecektir.