ABD ve İran arasında hafta sonu şiddetlenen çatışmalarda, İran güçleri Basra Körfezi'ndeki ABD askeri tesislerine yönelik yoğun füze ve insansız hava aracı saldırıları başlatırken, stratejik Hürmüz Boğazı'nın trafiğe kapatıldığını duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada, İran'ın attığı füzelerin çoğunun imha edildiği, ancak bazılarının hedeflerine ulaştığı belirtildi. Olaylar, ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırılarının ardından geldi. Reuters muhabirlerinin aktardığına göre, taraflar arasındaki gerginlik 1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve enerji krizi
İran Devrim Muhafızları, Pazar günü yaptığı açıklamayla Hürmüz Boğazı'nın askeri operasyonlar nedeniyle geçici olarak kapatıldığını ve tüm deniz trafiğinin durdurulduğunu bildirdi. Dünya ham petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolu, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticilerin ihracatı için hayati önem taşıyor. Petrol fiyatları, haberin ardından varil başına 10 doların üzerinde yükselerek 120 doları aştı. Uzmanlar, boğazın uzun süre kapalı kalması halinde küresel petrol arzında ciddi kesintiler yaşanabileceği ve bunun dünya ekonomisini resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Çatışmaların odağında, İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar'daki ABD üslerine yönelik saldırıları var. CENTCOM, İran'ın kısa menzilli balistik füzeler ve kamikaze dronlar kullandığını, saldırıların çoğunun hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini ancak bazı üslerde hasar meydana geldiğini açıkladı. Özellikle Bahreyn'deki ABD Deniz Kuvvetleri üssüne isabet eden bir füze, birkaç askerin yaralanmasına yol açtı. Buna karşılık ABD, İran'ın askeri tesislerine ve lojistik merkezlerine yönelik geniş çaplı hava operasyonları düzenledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu son tırmanma, İran'ın nükleer programı konusundaki uzun süreli gerilimin ardından geldi. ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışmanı, yaptırımların artırılması ve diplomatik çabaların başarısız olması nedeniyle askeri seçeneğe yöneldiklerini belirtti. İran ise, Körfez'deki üslerin 'işgalci güçlerin' varlığı olduğunu savunarak, bu saldırıların meşru müdafaa hakkı kapsamında olduğunu duyurdu. Bölge ülkeleri, Suudi Arabistan ve BAE'nin arabuluculuk çağrılarına rağmen, taraflar arasında doğrudan bir diyalog kurulamıyor.
Küresel güvenlik açısından, bu çatışma Ortadoğu'da yeni bir savaş endişesini canlandırdı. NATO, acil bir toplantı düzenleyerek durumu değerlendirirken, Rusya ve Çin ihtiyatlı bir tutum sergileyerek gerilimin azaltılması çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi, ateşkes kararı için olağanüstü toplanmaya hazırlanıyor. Öte yandan, İran'ın boğazı kapatma kararı, uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu gerekçesiyle ABD ve müttefikleri tarafından kınandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerjisinin büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından ve petrol fiyatlarındaki yükselişten doğrudan etkilenecektir. Akaryakıt ve doğalgaz maliyetlerinde artış, cari açığı büyütebilir ve enflasyonist baskıları artırabilir. Ayrıca, ABD ile İran arasındaki çatışma, Türkiye'nin komşusu İran'la olan sınır güvenliğini ve ticari ilişkilerini tehdit edebilir. Ankara, bu krizde diplomatik çözümden yana bir tutum sergilerken, NATO müttefiki ABD ile İran arasında denge politikası izlemek durumunda kalabilir. Bölgesel istikrarsızlık, Suriye ve Irak'taki Türk askeri varlığı için de dolaylı riskler oluşturmaktadır.