Suriye’nin güneyinde, Ürdün sınırına yakın Süveyda bölgesinde faaliyet gösteren Dürzi toplumunun önde gelen isimlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri, beklenmedik bir çıkışla bölgenin İsrail’e bağlanması çağrısında bulundu. Suriye iç savaşının bitmek bilmediği ve Beşşar Esad rejiminin yeniden uluslararası meşruiyet kazanma çabalarının devam ettiği bir dönemde gelen bu öneri, Ortadoğu diplomasisinde yeni bir tartışma başlattı. Hicri, yaptığı açıklamada, Dürzi nüfusunun yoğun olduğu Süveyda bölgesinin “İsrail egemenliğine girmesinin” bölge halkına daha fazla güvenlik ve refah getireceğini savundu.
Gelişmenin Arka Planı
Dürzi toplumu, Suriye’nin yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturan, kapalı ve dini açıdan farklı bir azınlıktır. Geleneksel olarak rejime sadık kalmalarına rağmen, iç savaş boyunca Dürziler çoğunlukla tarafsız kalmaya çalıştı. Ancak son yıllarda radikal İslamcı gruplar ve Suriye rejiminin baskıları nedeniyle topluluk içinde büyük bir hoşnutsuzluk oluştu. 2018’de İsrail’in Golan Tepeleri’ni ilhak etmesi ve bölgedeki Dürzilere daha yakın bir politika izlemesi, Süveyda’daki bazı Dürzi liderlerinin dikkatini çekmişti. Şeyh Hikmet el-Hicri, daha önce de İsrail’e olumlu mesajlar göndermiş, ancak doğrudan entegrasyon teklifi bu kadar açık bir şekilde ilk kez dile getiriliyor.
Hicri’nin bu çıkışı, hem Suriye rejimi hem de diğer Dürzi liderler tarafından tepkiyle karşılandı. Suriye resmi haber ajansı SANA, açıklamayı “haince” ve “ülke bütünlüğüne saldırı” olarak niteledi. Rejim yanlısı Dürzi din adamları ise Hicri’yi “toplumun menfaatlerine ihanet etmekle” suçladı. Öte yandan, İsrail tarafından resmi bir açıklama gelmezken, İsrail medyası bu teklifi “nadir bir fırsat” olarak değerlendirdi. İsrail’in daha önce Suriye’deki Kürt gruplarla da benzer temaslar kurduğu biliniyor.
Bölgesel Boyut
Bu gelişme, Ortadoğu’daki siyasi dengeleri yeniden şekillendirebilir. Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik bu açık meydan okuma, Esad rejiminin zayıflığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Aynı zamanda Türkiye, İran ve Rusya gibi bölgesel aktörlerin de tepkisini çekecektir. Özellikle İran, Suriye’deki varlığını tehdit eden herhangi bir İsrail ilerlemesine karşı sert önlemler alabilir. Rusya ise bu tür bir entegrasyonu, BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı bulduğunu ifade edebilir. Dürzi toplumunun Lübnan, Ürdün ve İsrail’de de önemli nüfusları bulunuyor. Bölgesel Dürzi liderlerinin bu çağrıya nasıl tepki vereceği merak konusu. Lübnanlı Dürzi lider Velid Canbolat, İsrail’in Lübnan’daki Dürzileri kışkırtma çabalarına karşı uyarıda bulunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine verdiği desteği sık sık vurgulamaktadır. Bu nedenle Süveyda gibi bir bölgenin İsrail’e bağlanması fikri, Türkiye’nin temel dış politika ilkeleriyle çelişmektedir. Ayrıca, İsrail’in Suriye’de nüfuz alanını genişletmesi, Ankara’nın bölgedeki askeri varlığına ve terörle mücadele stratejisine yeni bir tehdit oluşturabilir. Bu gelişme, Astana süreci kapsamında Türkiye, Rusya ve İran arasında Suriye’nin geleceğiyle ilgili yeni görüşmelere yol açabilir. Türkiye’nin, Dürzi toplumunun önemli bir kısmının yaşadığı Hatay ve çevresindeki hassas dengeleri korumak adına bu konuyu yakından takip etmesi bekleniyor.