Suriye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında, yaptırımların hafifletilmesinin ardından ilk kez bir iş forumu düzenlendi. Şam’da bir gün süren etkinlik, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı ile geçen yıl Washington’da kurulan ABD-Suriye İş Konseyi tarafından organize edildi. Forum, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yeniden başlatılması ve yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi amacı taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş ve Beşar Esad yönetimine yönelik uluslararası yaptırımlar, ülke ekonomisini derinden etkilemişti. ABD, 2023 yılında bazı yaptırımları hafifletme kararı almış, bu da ticaretin önünü açmıştı. ABD-Suriye İş Konseyi’nin Haziran 2024’te kurulması, bu sürecin somut bir adımı olarak değerlendiriliyor. Konsey, iki ülke arasında ticaret hacmini artırmak ve yatırım ortamını iyileştirmek için çalışıyor. Forumda enerji, tarım, inşaat ve teknoloji sektörlerinde iş birliği fırsatları ele alındı. Suriyeli iş insanları, ABD’li mevkidaşlarıyla doğrudan temas kurma şansı buldu.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, Suriye’nin uluslararası toplumla yeniden bütünleşme çabalarının bir parçası. Arap Birliği’ne dönüşün ardından ABD ile ticari ilişkilerin normalleşmesi, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Özellikle İran ve Rusya’nın Suriye’deki varlığı göz önüne alındığında, ABD’nin bu adımı, nüfuz mücadelesinde yeni bir cephe açabilir. Ayrıca, Suriye’nin yeniden imarı için gerekli olan yabancı yatırımın önünü açması bekleniyor. Ancak insan hakları ve siyasi reform konularındaki endişeler sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki güvenlik kaygıları ve PKK/YPG varlığı nedeniyle ABD ile Suriye arasındaki ticari ilişkileri yakından izliyor. Bu gelişme, Ankara’nın Suriye politikasını doğrudan etkilemese de, ABD’nin Şam yönetimiyle angajmanı Türkiye’nin çıkarlarıyla çelişebilir. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunurken, ABD’nin YPG ile iş birliği yapmasına karşı çıkıyor. ABD’nin yaptırımları hafifletmesi, Esad yönetimini güçlendirebilir ve bu da Türkiye’nin sınır güvenliği politikasını zora sokabilir. Ancak ticari ilişkilerin normalleşmesi, bölgesel istikrara katkı sağlayabilir ve Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşasındaki rolünü artırabilir.