Sudan İçişleri Bakanı Halid Muhyiddin, ülkede nisan 2023'ten bu yana süren silahlı çatışmaların Sudan'ın demografik yapısını 'kökten değiştirdiğini' açıkladı. Bakan, Hartum ve diğer büyük kentlerde nüfusun aşırı yoğunlaştığını, kırsal bölgelerin ise neredeyse tamamen boşaldığını belirtti. Çatışmalar nedeniyle 8 milyondan fazla insan yerinden edilirken, ülke ekonomisi durma noktasına geldi.
Gelişmenin arka planı
Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Çatışmalar başkent Hartum başta olmak üzere Darfur, Kordofan ve Mavi Nil gibi bölgelere yayıldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 25 milyon kişi (nüfusun yarısı) acil insani yardıma muhtaç durumda. İç savaş, 2022'de 44 milyon olan nüfusun büyük bir bölümünü göçe zorladı.
Bakan Muhyiddin, yaptığı açıklamada, 'Savaş, Sudan'ın demografik haritasını yeniden çizdi. Hiçbir bölge aynı kalmadı. Kırsal alanlar boşalırken, şehirler kontrolsüz büyüyor. Bu durum, sosyal hizmetler üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı yaratıyor' dedi. Özellikle Hartum, Port Sudan ve Medeni gibi şehirler, kaçan milyonlarca kişiye ev sahipliği yapıyor. Altyapı çökmüş durumda; su, elektrik ve sağlık hizmetleri büyük ölçüde kesintiye uğradı.
Ekonomik çöküş de demografik değişimi hızlandırıyor. Sudan Merkez Bankası verilerine göre, enflasyon %300'ü aşarken, temel gıda fiyatları iki katına çıktı. Tarım arazilerinin terk edilmesiyle gıda üretimi %50 oranında düştü. Bu durum, kırdan kente göçü daha da tetikliyor. Uzmanlar, savaş öncesi tarımda çalışan nüfusun %70'inin şu anda ya işsiz ya da yerinden edilmiş durumda olduğunu tahmin ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Sudan'daki demografik kriz, sadece ülke sınırları içinde kalmıyor. Komşu ülkeler Çad, Güney Sudan, Mısır ve Etiyopya, savaştan kaçan milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) göre, yalnızca Çad'a 600 binden fazla Sudanlı sığındı. Bu durum, zaten kırılgan olan bölgesel istikrarı daha da tehdit ediyor.
Uluslararası toplum, Sudan'daki krizi 'dünyanın en büyük yerinden edilme krizi' olarak tanımlıyor. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara yönelik yaptırımları artırırken, insani yardım çağrıları yapıyor. Ancak BM'nin 2024 yılı için talep ettiği 2,7 milyar dolarlık yardımın yalnızca %30'u toplanabildi. Sudan ordusu ve RSF arasında barış görüşmeleri Cidde'de devam ediyor ancak henüz somut bir ilerleme kaydedilmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki demografik kriz, Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan'da Kızıldeniz kıyısındaki Sevakin Adası'nın restorasyonu ve tarım projeleri gibi yatırımlara sahip. İç savaş bu projeleri askıya aldı. Ayrıca, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki askeri varlığı ve Somali ile ilişkileri göz önüne alındığında, Sudan'daki istikrarsızlık bölgesel güvenlik için tehdit oluşturuyor. Türkiye, uluslararası barış çabalarında aktif rol alarak hem insani yardım sağlıyor hem de taraflar arasında diyaloğu teşvik ediyor. Krizin devam etmesi, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki nüfuzunu ve ticaret rotalarını olumsuz etkileyebilir.