GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Siyaset

Sudan'daki RSF'den El Faşer'de insanlığa karşı suç iddiası

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Sudan'daki RSF'den El Faşer'de insanlığa karşı suç iddiası
Çeviri Kaynağı
Rfi — Bu haber, Rfi'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Sudan'ın paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) Kuzey Darfur eyaletinin başkenti El Faşer'i ele geçirme operasyonu sırasında insanlığa karşı suçlar, etnik temizlik ve çocukları hedef alan saldırılar gerçekleştirdiğini açıkladı. Örgütün Çarşamba günü yayımladığı rapora göre, Nisan 2023'te başlayan çatışmalarda RSF birlikleri, özellikle Zaghava ve Masalit gibi etnik gruplara yönelik sistematik saldırılar düzenleyerek binlerce sivilin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Raporda, RSF'nin hastaneleri, okulları ve sivil yerleşim alanlarını hedef alan hava saldırıları ve kara operasyonlarıyla uluslararası hukuku ihlal ettiği belirtiliyor.

Gelişmenin arka planı: Sudan'daki iç savaş ve RSF'nin rolü

Sudan'da Nisan 2023'te ordu ile RSF arasında başlayan çatışmalar, ülkeyi derin bir insani krize sürükledi. RSF, 2013 yılında Devlet Başkanı Ömer el-Beşir döneminde kurulan ve zamanla bağımsız bir güç haline gelen paramiliter bir örgüt olarak biliniyor. Darfur bölgesinde daha önce de etnik temizlik suçlamalarıyla karşı karşıya kalan RSF, El Faşer kuşatmasında özellikle çocukları hedef alan saldırılarıyla dikkat çekti. Amnesty International'ın raporunda, RSF'nin kentteki su kaynaklarını keserek, gıda ve ilaç yardımlarını engelleyerek sivilleri açlıkla tehdit ettiği vurgulanıyor. Çatışmalarda en az 15.000 kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilirken, Birleşmiş Milletler verilerine göre 8 milyondan fazla kişi yerinden edildi. RSF'nin kimyasal silah kullandığına dair iddialar da raporun önemli bulguları arasında yer alıyor.

Amnesty International'ın raporu, RSF komutanı General Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) ve örgütün üst düzey yetkililerinin doğrudan emir verdiğini veya suçları bilerek göz yumduğunu ortaya koyuyor. Raporda, El Faşer'deki saldırılarda en az 200 sivilin öldüğü, 500'den fazla kişinin yaralandığı ve binlerce evin yağmalandığı belirtiliyor. Örgüt, bu eylemlerin insanlığa karşı suç ve savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Sudan hükümeti ise RSF'nin faaliyetlerini kınamakla birlikte, raporun bağımsızlığını sorgulayan açıklamalar yaptı.

Bölgesel ve küresel boyut: Darfur'da yeni bir kriz mi?

Sudan'daki çatışmalar, yalnızca ülke sınırları içinde değil, bölgesel istikrar açısından da ciddi tehdit oluşturuyor. Darfur'da 2003'te başlayan ve yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan soykırım benzeri olayların ardından, RSF'nin El Faşer'deki eylemleri benzer bir kitlesel şiddet döngüsünün yeniden başlayabileceği endişelerini artırıyor. Çad, Mısır, Güney Sudan ve Etiyopya gibi komşu ülkeler, mülteci akınları ve sınır güvenliği sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir. Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları ateşkese çağırırken, uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalıyor. ABD, RSF'yi terör örgütleri listesine almayı değerlendirirken, Avrupa Birliği insani yardım çağrılarını yineliyor. Rusya'nın Wagner Grubu'nun bölgedeki varlığına dair iddialar ise çatışmaların jeopolitik boyutunu derinleştiriyor. Uzmanlar, El Faşer'deki krizin Sudan'ın parçalanmasını hızlandırabileceği ve bölgede yeni bir vekalet savaşına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Sudan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan'la tarihsel ve ekonomik bağlara sahip olup, özellikle inşaat, tarım ve savunma alanlarında önemli yatırımlar yapmıştır. RSF'nin etnik temizlik ve insanlığa karşı suç iddiaları, bölgedeki insani krizi derinleştirirken, Türkiye'nin BM ve İİT bünyesinde arabuluculuk girişimlerini zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Afrika'daki askeri varlığı (Somali ve Katar üsleri) ve Kızıldeniz'deki stratejik çıkarları, Sudan'daki çatışmaların tırmanması durumunda tehdit altına girebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin Sudan'daki barış sürecine aktif destek vermesi ve insani yardım kanallarını açık tutması kritik önem taşıyor.

Etiketler:
SudanRSFDar furinsanlığa karşı suçetnik temizlikAmnesty InternationalEl FaşerTürkiye

İlgili Haberler

İngiliz polisine Henry Nowak cinayetinde soruşturma
Siyaset

İngiliz polisine Henry Nowak cinayetinde soruşturma

4 dk önce

BBC’de yüzde 1'lik zam önerisi grev tehdidini gündeme getirdi
Siyaset

BBC’de yüzde 1'lik zam önerisi grev tehdidini gündeme getirdi

19 dk önce

Timsah saldırısında ağır yaralanan çocuğun ailesinden hayvanat bahçesine teşekkür
Siyaset

Timsah saldırısında ağır yaralanan çocuğun ailesinden hayvanat bahçesine teşekkür

19 dk önce

Amnesty: Sudan'daki RSF, El Faşir'de insanlığa karşı suç işledi
Siyaset

Amnesty: Sudan'daki RSF, El Faşir'de insanlığa karşı suç işledi

20 dk önce