Sudan'ın yerel bir yetkilisi, Etiyopya'yı Sudan sınırı yakınlarında Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) üyeleri ve yabancı savaşçılar için eğitim kampları barındırmakla suçladı. İddia, paramiliter grup ile Sudan ordusu arasındaki çatışmaların sürdüğü bir dönemde geldi. Söz konusu suçlama, Etiyopya'nın Sudan'daki iç savaştaki rolüne yönelik artan uluslararası incelemelerle aynı zamana denk düşüyor.
İddianın Arka Planı ve Ayrıntılar
Sudan'ın doğusundaki El Gadarif eyaletinden bir yetkili, Etiyopya topraklarında, Sudan sınırına yakın bölgelerde RSF milislerine yönelik eğitim kampları olduğunu öne sürdü. Yetkili, bu kamplarda yalnızca RSF üyelerinin değil, aynı zamanda yabancı savaşçıların da bulunduğunu iddia etti. İddiaya göre bu kamplar, Etiyopya'nın Benishangul-Gumuz ve Amhara bölgelerinde yer alıyor. Sudanlı yetkili, konuya ilişkin somut kanıt sunmadı; ancak bölgedeki istihbarat raporlarına dayandığını belirtti.
RSF, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuna karşı kanlı bir iç savaş yürütüyor. Çatışmalar başkent Hartum'un yanı sıra Darfur, Kordofan ve Cezira gibi geniş bölgelerde yoğunlaşmış durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre çatışmalarda on binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Ülke genelinde insani kriz derinleşiyor.
Sudan hükümeti daha önce de Etiyopya'yı RSF'ye destek vermekle suçlamıştı. Ekim 2023'te Sudan Dışişleri Bakanlığı, Etiyopya'nın RSF'ye silah ve mühimmat sağladığını iddia etmişti. Etiyopya yönetimi ise bu suçlamaları reddederek, Sudan'daki çatışmalarda tarafsız olduğunu savunuyor. Ancak Addis Ababa'nın RSF ile tarihsel bağları olduğu biliniyor; RSF lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti), geçmişte Etiyopya ile ekonomik ve askeri ilişkiler geliştirmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'nın RSF'ye verdiği iddia edilen destek, Sudan'daki savaşın bölgeselleşme riskini artırıyor. Sudan ordusu, Etiyopya'nın yanı sıra BAE üzerinden RSF'ye silah sevkiyatı yapıldığını öne sürüyor. Birleşik Arap Emirlikleri bu suçlamaları reddediyor. Öte yandan, Eritre ve Mısır gibi ülkeler Sudan ordusuna destek verirken, Etiyopya'nın RSF'ye yakın durduğu belirtiliyor. Bu durum, zaten kırılgan olan Afrika Boynuzu jeopolitiğinde yeni bir gerilim hattı oluşturuyor.
Uluslararası toplum, Sudan'daki savaşa müdahil olan dış aktörlere yönelik yaptırımları tartışıyor. ABD ve Avrupa Birliği, RSF liderlerine yönelik yaptırımlar uygularken, Etiyopya'ya doğrudan bir yaptırım uygulanmadı. Ancak iddiaların doğrulanması halinde Etiyopya'nın da yaptırım listesine girebileceği konuşuluyor. BM Sudan Özel Temsilcisi, tüm dış aktörleri çatışmayı körüklemekten kaçınmaya çağırdı.
Etiyopya ile Sudan arasında El Fashaga sınır bölgesi başta olmak üzere uzun süredir devam eden toprak anlaşmazlıkları var. Bu anlaşmazlık, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor. Etiyopya'nın iç savaş sırasında RSF'ye lojistik destek sağladığı iddiası, iki komşu arasındaki ilişkileri daha da gerginleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'daki iç savaşta denge politikası izleyerek hem ordu hem de RSF ile temasını sürdürdü. Ancak Etiyopya'nın RSF'ye desteği iddiası, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Etiyopya ile savunma ve ekonomi alanında yakın işbirliği yürütüyor; Sudan'da ise insani yardım ve yatırımları bulunuyor. Savaşın bölgeselleşmesi, Türkiye'nin hem Etiyopya hem de Sudan ile ilişkilerini zora sokabilir. Ayrıca Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin deniz ticaret güvenliği için risk oluşturuyor. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri, bu tür iddiaların gölgesinde daha da karmaşık hale gelebilir.