İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bir Rus savaş gemisinin 28 Mayıs Salı günü Manş Denizi'nde bir İngiliz yatına yakın mesafede uyarı ateşi açmasını “pervasızca” olarak değerlendirdi. Starmer, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Rusya'nın bu hamlesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgedeki deniz trafiği için ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. İngiltere Savunma Bakanlığı ise olayı “münferit bir durum” olarak tanımlarken, söz konusu ateş açma eyleminin İngiliz komandolarının daha önce Rus gemisine düzenlediği baskınla bağlantılı olmadığını vurguladı.
Olayın ayrıntıları
İngiltere Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rus savaş gemisi “RFS Yaroslav Mudry” adlı fırkateyn, Manş Denizi'nin İngiliz karasularına yakın bir bölümünde seyrederken bir İngiliz yatına yaklaştı. Yatın rotasını değiştirmemesi üzerine Rus gemisi, uluslararası denizcilik kurallarına aykırı şekilde uyarı ateşi açtı. Olayda herhangi bir yaralanma ya da hasar meydana gelmedi. İngiliz yetkililer, Rus gemisinin bu davranışının “profesyonellikten uzak” olduğunu ve bölgedeki ticari gemiler için güvenlik riski yarattığını ifade etti.
Rusya Savunma Bakanlığı ise olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Rus basını, geminin uluslararası sularda seyrettiğini ve İngiliz yatının “provokatif” bir manevra yaptığını iddia etti. İngiltere, bu iddiaları reddederek yatın sivil bir tekne olduğunu ve herhangi bir tehdit oluşturmadığını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Manş Denizi, dünyanın en işlek deniz yollarından biri olmasının yanı sıra, NATO ile Rusya arasındaki gerilimin sıkça yaşandığı bir bölge. Son yıllarda Rus savaş gemileri ve uçakları, NATO ülkelerinin karasularına ve hava sahasına yakın tacizkâr manevralar yapmakla suçlanıyor. Bu olay, İngiltere ile Rusya arasındaki ilişkilerin Ukrayna savaşı nedeniyle zaten gergin olduğu bir dönemde meydana geldi. İngiltere, Ukrayna'ya askeri destek sağlayan en önde gelen ülkelerden biri olarak Rusya'nın hedefinde yer alıyor.
Uzmanlar, bu tür olayların yanlış hesaplamalar sonucu daha büyük bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığı konusunda uyarıyor. NATO, Rusya'nın “saldırgan” davranışlarına karşı varlığını artırırken, İngiltere de kendi savunma kapasitesini güçlendiriyor. Bu bağlamda, Manş Denizi'ndeki güvenlik durumu, Avrupa'nın genel güvenlik mimarisi açısından kritik öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, NATO üyesi Türkiye'nin de yakından izlediği bir gelişmedir. Manş Denizi'ndeki bu tür gerilimler, Karadeniz'de yaşanan benzer olayları hatırlatmaktadır. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki deniz trafiğini düzenleyen ve Rusya ile NATO arasında bir denge unsuru olan bir ülke olarak, bu tür münferit olayların bölgesel istikrarı bozmasından endişe duymaktadır. Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki arabuluculuk rolü ve Rusya ile sürdürdüğü diplomatik ilişkiler, bu tür gerginliklerin tırmanmasını önlemesi açısından önemlidir. Ancak, Rusya'nın NATO ülkelerine yönelik artan baskısı, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu daha da hassas hale getirmektedir.