LONDRA — Görevini devretmeye hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, halefinin dış politikaya ayıracağı zaman konusunda net bir mesaj verdi: Uluslararası krizlere ve diplomasiye ayrılan süre azalmamalı. Starmer, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, bir sonraki başbakanın iç meselelere daha fazla odaklanabileceği yönündeki önerileri reddederek, küresel sorunların göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. İngiliz siyasetinde Başbakanlık değişimi öncesinde yapılan bu uyarı, ülkenin dış politika önceliklerine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Diplomasi yoğunluğu ve gerekçeler
Starmer, görev süresi boyunca Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu'daki gerilimler ve Çin ile ilişkiler gibi birçok uluslararası krizle ilgilendi. İngiltere'nin küresel bir aktör olarak sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirten Starmer, özellikle güvenlik ve ticaret konularında aktif bir dış politika izlenmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Başbakanlık makamından yapılan yazılı açıklamada, son dönemde G7 ve NATO zirvelerinde üstlenilen rolün altı çizilirken, bu tür uluslararası platformlarda İngiltere'nin sesini duyurmasının önemi vurgulandı.
Starmer'ın bu çıkışı, muhalefetteki bazı çevrelerin “İngiltere önce kendi iç sorunlarına odaklanmalı” şeklindeki eleştirilerine bir yanıt niteliği taşıyor. Özellikle sağlık, ekonomi ve göç gibi iç politik sorunlarla boğuşan ülkede, dış politika harcamaları ve diplomatik angajmanlar zaman zaman tartışma konusu oluyor. Ancak Starmer, uluslararası istikrarın sağlanmasının iç güvenlik ve refah için de temel olduğunu savunuyor.
Küresel ve bölgesel boyut
İngiltere, Brexit sonrası küresel ticaret anlaşmaları ve askeri ittifaklar yoluyla yeni bir rol arayışında. Starmer'ın halefine bu konuda bir “yol haritası” bıraktığı yorumları yapılırken, özellikle Hint-Pasifik bölgesine yönelik angajmanın artırılması gerektiği belirtiliyor. Çin'in yükselişi, Güney Çin Denizi'ndeki gerilimler ve Tayvan meselesi, İngiltere'nin dikkatle izlediği başlıklar arasında. Starmer'ın bu çerçevede, yeni başbakana bölgesel dengeleri gözetmesi tavsiyesinde bulunduğu kaydediliyor.
Öte yandan Avrupa Birliği ile ilişkilerin normalleşmesi de gündemde. Brexit sonrası yaşanan ticari ve diplomatik pürüzlerin aşılması için çaba sarf eden Starmer, halefinin bu süreci devam ettirmesini umuyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle yakın işbirliği, NATO'nun geleceği ve iklim değişikliğiyle mücadele, Starmer'ın altını çizdiği diğer dış politika başlıkları arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki başbakanlık değişimi ve olası dış politika yönelimi, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Starmer'ın vurguladığı aktif dış politika, özellikle Ukrayna krizi ve Doğu Akdeniz'deki dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, İngiltere ile ticaret hacmini artırmayı hedeflerken, savunma sanayii ve enerji alanlarındaki işbirliğini derinleştirmek istiyor. Yeni başbakanın dış politikaya aynı önemi vermesi, Ankara-Londra hattındaki diyaloğun sürmesi açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, İngiltere'nin NATO içindeki rolü, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarıyla doğrudan bağlantılı. Bu nedenle Starmer'ın uyarısı, Türk dış politikasının yakından takip etmesi gereken bir gelişme.