Sri Lanka'nın eski Devlet İstihbarat Servisi Başkanı Suresh Sallay'ın eşi Manori Sallay, çocuklarının bir hastane çıkışında sivil polis tarafından takip edildiğini öne sürerek, istihbarat birimlerinin kendisini ve ailesini taciz ettiğini iddia etti. Manori Sallay, yaptığı açıklamada, hastane çıkışında çocuklarının asansöre bindiği sırada bir Suç Araştırma Dairesi (CID) görevlisinin onlarla birlikte asansöre girdiğini ve çocukları takip ettiğini belirtti. Olay, Suresh Sallay'ın geçen yıl kasım ayında devlet sırlarını ifşa etmek suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından yaşanan gerginliklerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İstihbarat şefinin gözaltı süreci ve aile üzerindeki baskı
Eski istihbarat şefi Suresh Sallay, Kasım 2023'te Sri Lanka'nın güvenlik yapılanmasına ilişkin hassas belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle tutuklanmıştı. Sallay, gözaltı sürecinde yargı önüne çıkarılmış ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak ailesi, bu süreçten bu yana sürekli olarak istihbarat birimlerinin tacizine maruz kaldıklarını iddia ediyor. Manori Sallay, çocuklarının psikolojik olarak etkilendiğini ve okul hayatlarının bile bu takipler nedeniyle sekteye uğradığını söyledi. Sri Lanka hükümeti ise iddiaları reddederken, CID'nin rutin denetimler yaptığını savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, ülkede ifade özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının giderek zayıfladığına dikkat çekiyor.
Siyasi kriz ve bölgesel yansımalar
Sri Lanka, 2022 yılında yaşanan ekonomik çöküş ve siyasi krizin ardından halen toparlanma sürecinde. Devlet başkanı Ranil Wickremesinghe yönetimine yönelik eleştiriler, istihbarat birimlerinin muhaliflere karşı kullanıldığı iddialarıyla giderek artıyor. Suresh Sallay'ın gözaltına alınması, ülkedeki siyasi hesaplaşmanın bir parçası olarak yorumlanıyor. Sallay, eski Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa döneminde görev yapmış ve özellikle 2019 Paskalya saldırıları sonrası istihbarat başarısızlıklarıyla gündeme gelmişti. Yeni yönetim, Sallay'ı 'devlet sırlarını sızdırmak'la suçlarken, muhalefet bu suçlamaların siyasi olduğunu ileri sürüyor. Bölgesel güçler olan Hindistan ve Çin, Sri Lanka'daki siyasi istikrarsızlığı yakından izliyor. Özellikle Çin'in adadaki yatırımları ve Hint-Pasifik stratejisi bağlamında Sri Lanka'daki istihbarat savaşları, büyük güç rekabetinin bir parçası haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sri Lanka'daki siyasi gelişmeleri doğrudan etkileyen bir ülke olmasa da, istihbarat servislerinin siyasileşmesi ve ailelere yönelik taciz iddiaları, küresel ölçekte hukuk devleti ve insan hakları normlarının zayıflamasına işaret ediyor. Türkiye'nin Sri Lanka ile ticari ilişkileri sınırlı düzeyde olmakla birlikte, Hint Okyanusu'ndaki güvenlik dinamikleri Ankara'nın stratejik çıkarlarını ilgilendiriyor. Sri Lanka'daki istikrarsızlık, bölgedeki deniz ticaret yollarını ve enerji koridorlarını etkileyebilir. Ayrıca, istihbarat birimlerinin siyasi hesaplaşmalarda kullanılması, Türkiye dahil birçok ülkede benzer endişeleri gündeme getiriyor. Türkiye'nin bu tür durumlarda uluslararası hukukun üstünlüğü ve insan hakları vurgusu yapması beklenir.