İngiltere’nin güneybatısındaki Devon bölgesinde geçen yıl yaşanan ve binlerce kişiyi etkileyen su kaynaklı parazit salgınında, su şirketi South West Water (SWW) 1,85 milyon sterlin (yaklaşık 74 milyon TL) para cezasına çarptırıldı. Şirket, insan tüketimine uygun olmayan su sağlama suçunu kabul ederek mahkemede suçlu bulundu. Exeter Crown Court’ta görülen davada, SWW’nin 2023 Mayıs ayında Brixham ve çevresinde yaşanan cryptosporidium salgınından sorumlu olduğu belirtildi. Salgın nedeniyle 16 binden fazla kişi hastalanırken, çoğu çocuk olmak üzere yüzlerce kişi hastaneye kaldırıldı. Mahkeme, şirketin ihmali ve geç müdahalesi nedeniyle kamu sağlığını ciddi şekilde riske attığına hükmetti.
Gelişmenin arka planı
Cryptosporidium, parazitlerin neden olduğu ve genellikle kontamine su yoluyla bulaşan bir bağırsak enfeksiyonudur. Salgın, Devon’ın sahil kasabası Brixham’da Mayıs 2023’te başladı. Bölge sakinleri, suyun bulanık olduğunu ve kötü koktuğunu bildirdi. South West Water, ilk şikayetlerden günler sonra su kaynağını test etti ve paraziti tespit etti. Ancak mahkeme, şirketin su arıtma tesisindeki filtreleme sistemindeki arızayı önceden bilmesine rağmen gerekli önlemleri almadığını ortaya koydu. Salgın sırasında bölge halkına kaynatılmış su kullanmaları uyarısı yapıldı; ancak bu uyarı birçok kişiye ulaşmadı. SWW, 2022 yılında da benzer bir salgın nedeniyle uyarılmıştı. Şirket, cezanın yanı sıra etkilenen hanelere tazminat ödemeyi de kabul etti. Mahkeme, şirketin kar amacıyla kamu sağlığını ikinci plana attığını vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere’de su şirketlerine karşı kamuoyu tepkisi giderek artıyor. South West Water, daha önce de kanalizasyon sızıntıları ve su kalitesi sorunları nedeniyle eleştirilmişti. Ülkede su hizmetlerinin özelleştirilmesi sonrası kâr odaklı yönetim, altyapı yatırımlarının ihmal edilmesine yol açtı. Bu dava, suyun ticarileştirilmesi karşısında halk sağlığının korunması tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Benzer salgınlar, gelişmiş ülkelerde dahi su güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Küresel ısınma ve aşırı hava olayları, su kaynaklarının kirlenme riskini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü, her yıl 2 milyardan fazla insanın güvenli olmayan su kullandığını belirtiyor. İngiltere’deki bu vaka, su şirketlerinin denetlenmesi ve şeffaflığı konusunda uluslararası bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye’de su hizmetlerinin yönetimi ve denetimi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye’de de benzer ihmal ve yetersiz denetim, su kaynaklı salgınlara yol açabiliyor. Özellikle büyükşehirlerde altyapı eksiklikleri ve su arıtma tesislerindeki sorunlar, halk sağlığını tehdit ediyor. Türkiye, su şirketlerinin kamu yararını öncelemesi ve cezai yaptırımların caydırıcı olması için yasal düzenlemeleri gözden geçirebilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle birlikte su kaynaklarının korunması ve kirliliğin önlenmesi, ulusal güvenlik meselesi haline geliyor. Türkiye’nin su yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik, bu tür krizlerin önlenmesinde kritik rol oynayacaktır.