Dünyanın dikkati Gazze, güney Lübnan ve İsrail ile İran'ın bölgesel müttefikleri arasındaki çatışmalara odaklanmışken, yüzlerce kilometre ötede, Bab el-Mendeb Boğazı'nın Afrika kıyısında sessiz sedasız yeni bir kriz filizleniyor. Somaliland'ın jeopolitik denklemlere dahil edilmesi, Kızıldeniz'in güney girişinde ticaret ve enerji güvenliğini tehdit eden bir vekalet savaşı riskini beraberinde getiriyor.
Gelişmenin arka planı: Somaliland neden hedefte?
Somaliland, 1991'de Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ancak uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir bölge. Stratejik konumu, özellikle Berbera Limanı üzerinden Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'na erişimi, bölgesel ve küresel güçlerin ilgisini çekiyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Türkiye gibi ülkeler Somaliland ile askeri ve ticari anlaşmalar yaparken, son dönemde İsrail ve İran'ın da dahil olduğu vekalet savaşları bölgeyi daha da karmaşık hale getiriyor.
Ocak 2024'te Etiyopya, Somaliland ile bir mutabakat zaptı imzalayarak Berbera Limanı'na erişim ve deniz üssü kurma hakkı elde etti. Bu anlaşma, Somali'nin egemenlik ihlali olarak gördüğü ve Etiyopya'nın iç savaşta kullandığı silahların Somaliland'da konuşlanmasına yol açtı. Buna karşılık Mısır, Somali'ye askeri yardım gönderirken, İran da Husiler aracılığıyla bölgeye nüfuz etmeye çalışıyor.
Bölgesel boyut: Kızıldeniz'de yeni bir güç mücadelesi
Somaliland'ın vekalet savaşlarına çekilmesi, Kızıldeniz'in güney kapısı Bab el-Mendeb'deki deniz trafiğini doğrudan etkiliyor. Yemen'deki Husiler, İran'ın desteğiyle Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırılar düzenlerken, Somaliland kıyıları da bu çatışmanın parçası haline geliyor. BAE'nin Berbera'da askeri üs kurma girişimi, Husilerin saldırı riskini artırıyor. Aynı zamanda Türkiye, Somali ile imzaladığı deniz güvenliği anlaşmasıyla bölgede varlığını artırıyor.
Küresel boyutta ise ABD ve Çin'in bölgedeki rekabeti dikkat çekiyor. ABD, Cibuti'deki askeri üssünden Kızıldeniz'deki deniz trafiğini korurken, Çin'in Cibuti'deki ilk denizaşırı askeri üssü de benzer amaçlar taşıyor. Somaliland'ın istikrarsızlaşması, bu güçlerin ticari ve enerji çıkarlarını tehdit ediyor. Dünya ticaretinin %12'si Kızıldeniz üzerinden yapılırken, bölgedeki herhangi bir kriz küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile olan güçlü bağları (askeri üs, kalkınma yardımları) ve Kızıldeniz'deki ticari çıkarları nedeniyle bu krizi yakından takip etmelidir. Somaliland'ın istikrarsızlaşması, Türkiye'nin Somali'deki yatırımlarını ve bölgedeki deniz güvenliği operasyonlarını tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Afrika'da artan nüfuzu, diğer bölgesel güçlerle (BAE, Suudi Arabistan, Mısır) rekabeti derinleştirirken, İran ve Husilerle olası bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak Somaliland'da barışçıl bir çözüm ve bölgesel iş birliğini teşvik etmelidir.