Somali kökenli uluslararası futbol hakemi Hassan Mohamed, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında gideceği Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) giriş yapamadı. Mohamed’in vize başvurusu, Trump yönetiminin yürürlüğe koyduğu seyahat kısıtlamaları kapsamında reddedildi. Bu karar, küresel spor organizasyonlarının politik engellerle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
FIFA kokartlı hakem Hassan Mohamed, 2026 yılında ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupası öncesinde hakem eğitim kampına katılmak üzere ABD’ye davet edilmişti. Ancak Mohamed’in vize başvurusu, ABD’nin 2017’den beri uyguladığı ve bazı Müslüman çoğunluklu ülke vatandaşlarını hedef alan seyahat yasağı kapsamında değerlendirildi. Somali, bu yasak listesinde yer alan ülkelerden biri.
Mohamed’in avukatı, başvurunun “güvenlik gerekçeleri” ile reddedildiğini ancak detaylı bir açıklama yapılmadığını belirtti. Somali Futbol Federasyonu ise konuyla ilgili FIFA ve ABD yetkilileri nezdinde girişimlerde bulundu. Federasyon yetkilileri, Mohamed’in uluslararası turnuvalarda deneyimli bir hakem olduğunu ve herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmadığını vurguladı.
Trump yönetiminin seyahat politikaları, daha önce de birçok sporcu ve yetkilinin ABD’ye girişini engellemişti. Örneğin, 2019’da İranlı bir atletizm antrenörü benzer nedenlerle vize alamamıştı. Bu tür kısıtlamalar, spor diplomasisi ve uluslararası iş birliğinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD’nin seyahat yasağı, özellikle Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden gelen sporcuların uluslararası müsabakalara katılımını zorlaştırıyor. Hassan Mohamed’in durumu, bu politikanın sadece sıradan vatandaşları değil, aynı zamanda küresel sporun önemli figürlerini de etkilediğini ortaya koyuyor. 2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak olan ABD, turnuva öncesinde bu tür aksaklıkların üstesinden gelmek zorunda kalacak.
FIFA, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Tüm katılımcıların adil ve engelsiz bir şekilde turnuvaya katılabilmesi için gerekli adımları atıyoruz. Bu tür durumların sporun birleştirici ruhunu gölgelemesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Ancak FIFA’nın doğrudan müdahale yetkisi sınırlı. ABD hükümeti, güvenlik endişelerini gerekçe göstererek vize kararlarında bağımsız hareket ediyor.
Bu gelişme, aynı zamanda Trump yönetiminin göçmenlik politikalarının uluslararası etkinlikler üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. 2026 Dünya Kupası, sadece spor açısından değil, aynı zamanda ülkeler arası ilişkilerin yumuşama aracı olarak da büyük önem taşıyor. Ancak bu tür kısıtlamalar, turnuvanın kapsayıcılık ve çeşitlilik mesajına zarar verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, Türkiye’nin spor diplomasisindeki rolü açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye, son yıllarda uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yaparak ve farklı ülkelerden sporcuların katılımını teşvik ederek küresel bir spor merkezi haline gelmiştir. ABD’nin bu tür kısıtlayıcı politikaları, Türkiye’nin spor alanındaki açılım politikasına zıt bir örnek teşkil etmektedir. Ayrıca, benzer seyahat kısıtlamaları Türk vatandaşlarını da etkileyebileceği için, Türk yetkililerin bu konuda ABD ile diplomatik girişimlerde bulunması faydalı olacaktır. Küresel sporun kapsayıcılığı, Türkiye’nin de savunduğu bir değerdir.