Solomon Adaları'nda geçtiğimiz hafta yapılan başbakanlık seçimini kazanan Matthew Wale, Çin Halk Cumhuriyeti'ne yönelik daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. Uzmanlar, Wale'in selefleri Manasseh Sogavare ve Jeremiah Manele'ye kıyasla Çin konusunda "daha ılımlı" ve "daha az hevesli" olduğunu ifade ediyor. Sogavare döneminde imzalanan güvenlik anlaşmasıyla Pekin'in bölgedeki etkisi artmıştı. Yeni liderin, ülkesini Avustralya'nın yörüngesine geri çekmesi bekleniyor. Bu gelişme, Pasifik Adaları'ndaki jeopolitik rekabette önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Çin ile Avustralya arasında denge arayışı
Matthew Wale, başbakanlık koltuğuna oturduktan sonra yaptığı ilk açıklamada, "Ülkemizin çıkarlarını her şeyin üzerinde tutacağız. Ne Çin'e ne de Avustralya'ya sırtımızı dönmeyeceğiz, ancak egemenliğimize saygı duyulmasını bekliyoruz" dedi. Wale, 2022 yılında Sogavare hükümetinin Çin ile imzaladığı güvenlik anlaşmasını yeniden müzakere etmeyi planladığını da sözlerine ekledi. Bu anlaşma, Pekin'in Pasifik'te askeri varlık göstermesine olanak tanıyor ve Avustralya ile Yeni Zelanda başta olmak üzere bölge ülkeleri tarafından endişeyle karşılanıyor.
Solomon Adaları, 2019 yılında Tayvan'dan koparak Çin ile diplomatik ilişki kuran ilk Pasifik ülkesi olmuştu. Sogavare yönetimi, Pekin'den aldığı altyapı kredileri ve yatırımlarla ekonomik kalkınmasını hızlandırmayı hedeflemişti. Ancak bu yakınlaşma, ülke içinde siyasi tartışmalara yol açtı. Wale'in liderliğindeki muhalefet, Çin'e olan bağımlılığın ülkenin egemenliğini tehdit ettiğini savunuyordu. Seçim kampanyası boyunca "denge politikası" vaat eden Wale, seçmenlerden geniş destek aldı.
Bölgesel güç dengesi değişiyor
Pasifik Adaları, son yıllarda Çin ile ABD ve müttefikleri arasında bir nüfuz mücadelesine sahne oluyor. Çin, bölgedeki altyapı projelerine milyarlarca dolar yatırım yaparken, Avustralya ve Yeni Zelanda da güvenlik işbirliğini artırma çabasında. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Wale'in zaferini memnuniyetle karşılayarak "Solomon Adaları ile ortaklığımızı daha da derinleştirmeyi dört gözle bekliyorum" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, Wale'in Avustralya ile yakın işbirliğine geri dönmesinin Pasifik'in jeopolitik haritasında önemli bir değişiklik yaratacağını belirtiyor.
Ancak Çin'in bölgedeki etkisi tamamen ortadan kalkmayacak. Wale, Pekin ile ekonomik işbirliğini sürdüreceğini ancak güvenlik alanında daha dengeli bir yaklaşım izleyeceğini sinyalini verdi. Solomon Adaları'nın Çin'den aldığı kredilerin geri ödenmesi, Honiara'yı Pekin'le doğrudan bir kopuştan alıkoyuyor. Ayrıca Çin, bölgede diplomatik ağını genişletmeye devam ediyor. Bu nedenle uzmanlar, Wale'in Çin'e tamamen sırt çevirmesinin beklenmediğini, daha çok Avustralya ile denge kurmaya çalışacağını öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Solomon Adaları'ndaki bu yön değişimi doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Pasifik'teki güç dengesi değişiklikleri küresel düzeyde yansımalara sahiptir. Türkiye, Çin'in artan etkisine karşı Batı ittifakıyla uyumlu bir duruş sergilemektedir. Bu gelişme, Çin'in Pasifik'teki nüfuzunun sorgulanmaya başlandığını göstermektedir. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde denge politikası izleyen aktörlerle ilişkilerini güçlendirme fırsatı bulabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Pasifik Adaları'yla kalkınma işbirliği potansiyeli değerlendirilebilir.