Smithsonian Enstitüsü Sekreteri Lonnie Bunch, Beyaz Saray'ın bir raporunda Smithsonian'a bağlı Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi'ni 'örtülü Amerikan karşıtlığı' ve 'aşırı siyasi aktivizm' ile suçlamasının adil olmadığını söyledi. Bunch, 8 Temmuz'da Washington'da yaptığı açıklamada, söz konusu raporun müzenin misyonunu ve çalışmalarını yanlış yansıttığını belirtti. Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi tarafından hazırlanan raporda, Smithsonian'ın federal fon kullanımının gözden geçirilmesi çağrısı yapılıyor.
Gelişmenin arka planı
Beyaz Saray raporu, Smithsonian Enstitüsü'nün federal bütçeden aldığı payı ve bu fonların kullanımını sorguluyor. Raporda, Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi'nin sergilerinin 'Amerikan karşıtı' bir bakış açısı sunduğu ve 'aşırı solcu aktivizmi' teşvik ettiği iddia ediliyor. Smithsonian Enstitüsü, ABD'deki 21 müze ve araştırma merkezini yöneten, büyük ölçüde federal fonlarla desteklenen bir kurum. Lonnie Bunch, kurumun başında bulunan ilk Afrikalı-Amerikalı sekreter olarak dikkat çekiyor. Bunch daha önce Ulusal Afro-Amerikan Tarih ve Kültür Müzesi'nin kurucu direktörlüğünü yapmıştı.
Bunch, yaptığı yazılı açıklamada, 'Smithsonian, tüm Amerikalıların hikayesini anlatmaya kendini adamıştır. Tarihimizin hem zaferlerini hem de zorluklarını dürüstçe ele almak, bu misyonun bir parçasıdır' ifadelerini kullandı. Beyaz Saray raporu, özellikle müzenin son dönemde açtığı, ABD tarihinde ırkçılık, eşitsizlik ve sosyal adalet mücadelelerini konu alan sergileri hedef alıyor. Raporda ayrıca, Smithsonian'ın çeşitlilik ve kapsayıcılık programlarının 'bölücü' olduğu öne sürülüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tartışma, ABD'de kültür savaşlarının ve tarih yazımı konusundaki siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olarak görülüyor. Beyaz Saray'ın raporu, eski Başkan Donald Trump döneminde başlatılan ve 'Amerikan karşıtı' içeriklerle mücadele amacı taşıyan bir inisiyatifin parçası. Trump yönetimi, 2020 yılında federal kurumların 'bölücü' eğitim materyallerini yasaklayan bir kararname çıkarmıştı. Biden yönetimi bu kararnameyi yürürlükten kaldırmış olsa da, kültürel kurumlar üzerindeki siyasi baskı devam ediyor. Smithsonian gibi kurumlar, tarih anlatısının şekillenmesinde kilit rol oynuyor; bu nedenle hangi hikayelerin anlatılacağı, nasıl anlatılacağı üzerindeki mücadeleler ABD siyasetinde önemli bir yer tutuyor. Avrupa'da da benzer tartışmalar yaşanıyor; örneğin Fransa ve Almanya'da sömürgecilik tarihinin müzelerde nasıl ele alınacağı konusunda kamuoyu tartışmaları sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte müzelerin ve tarih anlatısının siyasallaşması eğilimini göstermesi açısından önem taşıyor. Türkiye'de de müze sergileri ve tarih eğitimi zaman zaman siyasi tartışmaların odağı olabiliyor. Bu tür kültür savaşları, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin tarih politikalarına yönelik algıları etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Smithsonian benzeri kültür kurumlarıyla işbirliği yapması halinde, bu tür kutuplaşmaların işbirliklerine yansımaları olabilir. Küresel bir eğilim olarak, müzelerin toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi hassas konuları ele alış biçimleri, ülkeler arası kültürel diplomaside belirleyici olmaya devam edecektir.