Avusturya'da yasal olarak evlenen bir eşcinsel çift, Slovakya makamlarının evliliklerini tescil etmeyi reddetmesi üzerine ülkede dava açtı. Çift, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD) eşcinsel evliliklerin AB içinde serbest dolaşım hakkı kapsamında tanınması gerektiğine dair emsal kararına rağmen Slovakya'nın direnmesini yargıya taşıdı. Dava, AB hukuku ile ulusal mevzuat arasındaki çatışmayı somutlaştırarak, birlik genelinde eşcinsel çiftlerin hakları konusunda kritik bir sınav niteliği taşıyor.
Davanın Arka Planı ve Hukuki Mücadele
Slovakya'da eşcinsel evlilikler yasal olarak tanınmıyor; ülke anayasası 2014'ten bu yana evliliği "bir kadın ve bir erkeğin birlikteliği" olarak tanımlıyor. Ancak çift, Avusturya'da yasal olarak evlendikten sonra Slovakya'da ikamet ederken evliliklerinin tescil edilmesi için başvuruda bulundu. Slovak yetkililer, ulusal mevzuatın eşcinsel evliliklere izin vermemesi nedeniyle tescili reddetti. Çift, bunun AB hukukunu ihlal ettiğini savunarak dava açtı. Dava, ABAD'ın 2018'de verdiği ve eşcinsel bir çiftin evliliğinin AB vatandaşlığı kapsamında serbest dolaşım hakkı çerçevesinde tanınması gerektiğine hükmeden kararına dayandırılıyor. Bu karar, Romanya'da yaşayan bir çiftin davası sonucu alınmıştı ve AB ülkelerinin, kendi ulusal yasaları eşcinsel evliliğe izin vermese bile, diğer AB ülkelerinde yapılan eşcinsel evlilikleri tanıması gerektiğini ortaya koyuyordu. Slovakya, bu karara rağmen ulusal mevzuatını değiştirmedi. Çiftin avukatları, Slovakya'nın AB hukukunu ihlal ettiğini ve ayrımcılık yaptığını belirterek, mahkemeden evliliklerinin tescil edilmesini talep ediyor.
Avrupa'da Eşcinsel Evlilikler ve ABAD Kararları
Avrupa Birliği içinde eşcinsel evlilikler konusunda önemli farklılıklar bulunuyor. 27 üye ülkeden 16'sında eşcinsel evlilikler yasal olarak tanınıyor. Ancak Slovakya, Polonya, Macaristan gibi ülkelerde anayasal veya yasal düzenlemelerle eşcinsel evlilikler yasaklanmış durumda. ABAD'ın 2018 kararı, bu tür ulusal yasaklara rağmen, AB vatandaşlığı hakları çerçevesinde diğer ülkelerde yapılan evliliklerin tanınması gerektiğini vurguluyor. Ancak uygulamada üye ülkeler arasında farklı yorumlar ve dirençler söz konusu. Slovakya, ABAD kararını yerine getirmemekle eleştiriliyor. Avrupa Komisyonu, konuyu yakından takip ettiğini ve AB hukukunun üstünlüğünü korumak için gerekli adımları atacağını belirtti. Öte yandan, Slovakya hükümeti, ulusal egemenlik ve geleneksel değerleri koruma gerekçesiyle tutumunu sürdürüyor. Bu dava, AB içinde hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusundaki gerilimi artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, eşcinsel evlilikleri tanımamakla birlikte, AB üyelik sürecinde temel haklar ve ayrımcılıkla mücadele konularında uyum yükümlülükleri bulunuyor. Bu dava, AB içinde eşcinsel çiftlerin haklarına ilişkin emsal kararların ulusal mevzuatlarla çatışmasını gösterirken, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanındaki taahhütlerini hatırlatıyor. Ayrıca, AB'de serbest dolaşım ve aile birleşimi hakları konusundaki gelişmeler, Türkiye'deki sivil toplum ve hukuk çevrelerinde yakından izleniyor. Türkiye'nin kendi iç hukukunda eşcinsel birlikteliklere yönelik kısıtlamalar, AB standartlarıyla uyum tartışmalarını derinleştirebilir. Küresel ölçekte ise dava, insan hakları normlarının uluslararası yargı kararlarıyla şekillenmesine ilişkin önemli bir örnek teşkil ediyor.