ABD'nin New York eyaletinden Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Lawler, geçmişte karıştığı siyah yüz (blackface) skandalını yeniden gündeme getiren bir sosyal medya paylaşımına imza attı. Lawler, efsanevi şarkıcı Michael Jackson'ın doğum gününü kutlamak için yaptığı paylaşımda, daha önce büyük tartışmalara yol açan ve Jackson'a benzemek için yüzünü siyaha boyadığı fotoğrafı kullandı. Bu hamle, iki yıl önce yaşanan skandalın yeniden gündeme gelmesine neden olurken, Lawler'a yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.
Skandalın arka planı
Mike Lawler, 2022 yılında New York'ta yapılan kongre seçimlerine hazırlanırken, lise yıllarına ait bir fotoğrafı ortaya çıkmıştı. Fotoğrafta Lawler, Michael Jackson'un efsanevi 'Thriller' albümü dönemindeki kıyafetlerini giyerken ve yüzünü siyaha boyamış bir halde görünüyordu. Bu görüntü, ABD'de siyah toplumunu aşağılayan bir eylem olarak kabul edilen blackface uygulamasının örneklerinden biri olarak değerlendirilmişti. Lawler, fotoğrafın ortaya çıkmasının ardından yaptığı açıklamada özür dilemiş ve bu davranışının 'son derece yanlış' olduğunu kabul etmişti.
Lawler, o dönemde yaptığı savunmada, fotoğrafın 2006 yılında bir okul etkinliğinde çekildiğini ve Michael Jackson'a duyduğu hayranlık nedeniyle böyle bir kostüm seçtiğini belirtmişti. Ancak bu açıklama, toplumun farklı kesimlerinde yeterli bulunmamış ve Lawler, özellikle siyah seçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde tepkiyle karşılaşmıştı. Buna rağmen Lawler, 2022 seçimlerinde Demokrat rakibi Sean Patrick Maloney'i yenerek Temsilciler Meclisi'ne girmeyi başarmıştı.
Lawler'ın Michael Jackson'ın 66. yaş gününü kutlamak için aynı fotoğrafı kullanması, skandalın yeniden alevlenmesine neden oldu. Sosyal medyada birçok kullanıcı, Lawler'ın bu paylaşımla ne kadar 'hassasiyetsiz' olduğunu dile getirirken, bazıları da bunun bilinçli bir provokasyon olduğunu öne sürdü. Lawler ise paylaşımına açıklama yaparak, fotoğrafın 'geçmişteki bir hatayı' hatırlattığını ve bu konudaki pişmanlığını yineledi.
Siyah yüz tartışmaları ABD siyasetinde neden önemli?
Siyah yüz, ABD'de 19. yüzyıla kadar uzanan ve beyaz kişilerin siyah bireyleri aşağılamak amacıyla yüzlerini siyaha boyayarak gösteri yapmasını içeren ırkçı bir gelenektir. Bu uygulama, kölelik dönemine dayanan ve siyah toplumunu küçük düşüren stereotiplerin yayılmasına katkıda bulunmuştur. Günümüzde siyah yüz, ABD'de ırkçılığın en güçlü sembollerinden biri olarak kabul edilmekte ve kamuoyunda büyük tepki çekmektedir.
Son yıllarda ABD'de birçok siyasetçi, geçmişte siyah yüzle fotoğraf vermesi nedeniyle istifa etmek veya seçim yarışından çekilmek zorunda kalmıştır. Örneğin, Virginia Valisi Ralph Northam, 2019 yılında bir yıllık albümünde siyah yüzle görüldüğü fotoğrafın ortaya çıkmasının ardından büyük bir kriz yaşamış, ancak istifa etmeyi reddetmişti. Benzer şekilde, Florida Sağlık Bakanı Joseph Ladapo da 2022'de siyah yüzle fotoğrafı nedeniyle eleştirilmişti.
Lawler'ın olayı, ABD'de ırkçılıkla mücadele konusundaki hassasiyetin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha gösteriyor. Özellikle siyah toplumunun oy oranının yüksek olduğu eyaletlerde, bu tür skandallar siyasi kariyeri olumsuz etkileyebiliyor. Lawler'ın seçim bölgesi olan New York'un 17. Bölgesi, Hudson Vadisi'nde yer alıyor ve nüfusunun önemli bir kısmını siyah ve Latin kökenli Amerikalılar oluşturuyor. Bu nedenle Lawler'ın bu paylaşımı, önümüzdeki seçimlerde oy kaybetmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, ABD'nin iç siyasetindeki ırkçılık tartışmalarını yansıtmakla birlikte, Türk dış politikasını doğrudan etkileyecek bir gelişme değildir. Ancak ABD'nin iç siyasi istikrarı, küresel güç dengeleri açısından önemlidir. Özellikle ABD'de artan toplumsal kutuplaşma, ülkenin dış politikada öngörülebilirliğini azaltabilir. Türkiye, ABD ile müttefiklik ilişkisini sürdürürken, ABD'deki siyasi tartışmaların dış politikaya yansımalarını da izlemektedir. Bu tür skandallar, ABD'nin kendi iç sorunlarına odaklanmasına neden olarak, uluslararası alandaki liderlik rolünü zayıflatabilir. Ancak kısa vadede Türkiye açısından somut bir etki öngörülmemektedir.