Sırbistan'da 2023 yılında bir okulda gerçekleşen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının failinin ebeveynleri, yeniden yargılamada mahkeme tarafından suçlu bulundu. Savcılık açıklamasına göre, Belgrad Yüksek Mahkemesi saldırganın babasını, saldırıda kullanılan tabancaları güvende tutmadığı gerekçesiyle 14 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Olay Mayıs 2023'te Belgrad'ın merkezindeki Vladislav Ribnikar İlkokulu'nda meydana gelmiş, 13 yaşındaki saldırgan babasının silahlarını kullanarak 9 öğrenci ve bir güvenlik görevlisini öldürmüştü. Saldırı, Sırbistan'da son yılların en kanlı okul saldırısı olarak kayıtlara geçti ve ülkede silah kontrolü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Olayın arka planı ve yargı süreci
3 Mayıs 2023 sabahı, Belgrad'ın Vračar semtindeki Vladislav Ribnikar İlkokulu'nda bir öğrenci, okula gelir gelmez önce güvenlik görevlisini, ardından sınıflara girerek öğrencileri hedef aldı. Saldırıda toplam 10 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı. Faalin babası, olaydan kısa süre sonra suç duyurusu üzerine gözaltına alındı ve silahları uygun şekilde muhafaza etmediği için ihmalkarlıkla suçlandı.
İlk yargılamada baba Kosta Kecmanović, Mayıs 2024'te 14 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Srbija'nın Yargıtay'ı, usul hataları gerekçesiyle kararı bozdu ve yeniden yargılama talep etti. Yeniden yargılama sonucunda mahkeme, aynı cezayı onayladı ve babanın silahları güvenli bir yerde saklamamasını, oğlunun erişimine izin vermesini ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirdi. Mahkeme ayrıca, saldırı sonrası travma yaşayan ailelere toplam 1,2 milyon euro tazminat ödenmesine hükmetti.
Saldırganın annesi ise silahlara erişim konusunda herhangi bir ihmali olmadığı gerekçesiyle beraat etti. Savcılık, bu karara itiraz edebileceğini açıkladı. Olayın ardından Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, silah kontrolünü sıkılaştıran yeni yasalar çıkarılacağını duyurmuş, ancak muhalefet bu adımları yetersiz bulmuştu. Saldırgan, yaşı küçük olduğu için cezai sorumluluğu bulunmuyor ve bir psikiyatri kliniğinde tedavi altında tutuluyor.
Bölgesel boyut: Balkanlar'da silahlanma krizi
Bu dava, Balkanlar'da silah sahipliği ve okul güvenliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Sırbistan, Yugoslavya savaşlarından kalma yoğun bir silah kültürüne sahip; tahminlere göre ülkede her 100 kişiye yaklaşık 40 ateşli silah düşüyor. Olaydan bir gün sonra, yine Sırbistan'ın Mladenovac kasabasında bir başka silahlı saldırıda 8 kişi öldürülmüş, bu iki olay halkın silahlanmaya karşı hassasiyetini artırmıştı. Hükümet, silah ruhsatlarını iptal etme ve yasaklı silahların toplatılması gibi acil önlemler almış, ancak muhalefet bu önlemlerin yüzeysel olduğunu savunmuştu.
Saldırı sonrası Sırbistan'da düzenlenen protestolarda, özellikle medya ve eğitim sistemindeki şiddet içeren içeriklerin gençler üzerindeki etkisi sorgulanmıştı. Bu durum, bölgedeki diğer ülkelerde de yankı buldu; Bosna-Hersek ve Karadağ'da da okul güvenliği ve silah denetimi konusunda benzer tartışmalar başlatıldı. Sırbistan'ın Avrupa Birliği üyelik sürecinde, bu tür olayların hukuki ve toplumsal reform ihtiyacını ortaya koyduğu belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu kararın tek başına sistemik değişiklik getirmeyeceğini, silah kültürüyle mücadelede daha köklü adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki bu dava, Türkiye için iki açıdan önemli dersler içeriyor. Birincisi, silah güvenliği konusunda ebeveyn sorumluluğunun cezai yaptırımlarla pekiştirilmesi, Türkiye'de de benzer yasal düzenlemelerin tartışılmasına katkı sağlayabilir. İkincisi, toplumsal travmaların yargı süreçlerine yansıması, Türkiye'deki okul saldırıları ve şiddet olayları sonrası adalet arayışına ışık tutuyor. Türkiye ile Sırbistan arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkiler düşünüldüğünde, bu tür iç hukuki gelişmeler doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel silah kontrolü normlarının yaygınlaşması açısından takip edilmesi gereken bir örnek teşkil ediyor. Özellikle Balkanlar'daki istikrar, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları açısından yakından izlenmeli.