Sırbistan'da yaklaşık iki yıldır süren öğrenci öncülüğündeki protestoların ardından düzenlenen erken seçimlerde, Devlet Başkanı Aleksandar Vučić ve iktidardaki Sırp İlerleme Partisi (SNS) yenilgiye uğradı. Seçim komisyonunun açıkladığı ilk sonuçlara göre, muhalefet bloku oyların çoğunluğunu kazanarak parlamentoda çoğunluğu elde etti. Öğrenci hareketinin desteklediği bağımsız adaylar ve muhalefet partileri, seçim sonuçlarını "tarihi bir zafer" olarak nitelendirdi. Vučić ise sonuçları kabul ederek iktidarı devretmeye hazır olduğunu açıkladı.
Protestoların Arka Planı ve Seçime Giden Süreç
Sırbistan'da Kasım 2024'te Novi Sad tren garında meydana gelen ve 16 kişinin ölümüyle sonuçlanan çökme faciası, hükümete yönelik öfkeyi zirveye taşıdı. Facianın ardından hükümetin altyapı ihmalini örtbas ettiği iddiaları, ülke genelinde kitlesel gösterilere yol açtı. Öğrenciler, üniversiteleri işgal ederek ve her gün düzenledikleri yürüyüşlerle yolsuzlukla mücadele ve şeffaf yönetim taleplerini dile getirdi. Gösteriler, polis şiddeti ve gözaltılara rağmen aylarca sürdü. Muhalefet partileri, artan toplumsal baskı karşısında erken seçim çağrısında bulundu ve Vučić sonunda seçimleri erkene almak zorunda kaldı.
Seçim kampanyası boyunca iktidar partisi, ekonomik istikrar ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin korunması mesajları verirken, muhalefet yolsuzlukla mücadele, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğü vaatlerine odaklandı. Öğrenci hareketi, hiçbir partiye doğrudan bağlı olmadan kendi adaylarını destekledi ve seçimlere gözlemci olarak katılarak şeffaflık çağrısı yaptı. Sandık çıkış anketlerine göre, muhalefet ittifakı oyların yaklaşık yüzde 52'sini alırken, SNS yüzde 38 civarında kaldı. Bu sonuç, 2012'den bu yana iktidarda olan SNS için ağır bir yenilgi anlamına geliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sırbistan, Batı Balkanlar'ın en büyük ekonomisi ve Avrupa Birliği'ne aday ülke konumunda. Vučić döneminde Sırbistan, AB ile Rusya ve Çin arasında denge politikası izlemiş, AB üyeliği sürecini yavaşlatmıştı. Muhalefetin zaferi, ülkenin AB yanlısı bir çizgiye kayabileceği ve demokratik kurumların güçlendirilebileceği yönünde beklentileri artırdı. Ancak yeni hükümetin Kosova meselesi, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve enerji bağımlılığı gibi hassas konularda nasıl bir politika izleyeceği belirsizliğini koruyor. Bölgesel istikrar açısından, Sırbistan'daki demokratik dönüşümün Batı Balkanlar'daki otoriter eğilimlere karşı bir örnek teşkil edebileceği yorumları yapılıyor. AB ve ABD, seçim sonuçlarını memnuniyetle karşıladığını açıklarken, Rusya'dan henüz bir açıklama gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki iktidar değişikliği, Türkiye'nin Balkanlar'daki dengelerini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Vučić döneminde Sırbistan ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmiş, özellikle Boşnak ve Arnavut nüfusun yoğun olduğu Sancak bölgesinde etkisini artırmıştı. Yeni hükümetin AB yanlısı bir çizgiye kayması, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını sınırlayabilir. Ancak Türkiye, Sırbistan ile ticari ilişkilerini ve Kosova arasındaki arabuluculuk rolünü korumak isteyecektir. Öte yandan, Sırbistan'ın demokratikleşmesi ve AB perspektifinin güçlenmesi, bölgesel istikrara katkı sağlayarak Türkiye'nin ekonomik çıkarlarına da hizmet edebilir. Türk dış politikası açısından, yeni dönemde Priştine-Belgrad diyaloğu ve enerji projeleri yakından takip edilmeli.